<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ülker Şimşek Law Office</title>
	<atom:link href="https://ulkersimsek.av.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulkersimsek.av.tr/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Aug 2023 12:00:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://ulkersimsek.av.tr/wp-content/uploads/2022/09/cropped-EK-1-Tarayici-kucuk-simge-32x32.png</url>
	<title>Ülker Şimşek Law Office</title>
	<link>https://ulkersimsek.av.tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Kararı ile Veri Sorumluları Siciline (VERBİS) Kayıt Yükümlülüğünde Parasal Sınır Değişti.</title>
		<link>https://ulkersimsek.av.tr/kisisel-verileri-koruma-kurulunun-yeni-karari-ile-veri-sorumlulari-siciline-verbis-kayit-yukumlulugunde-parasal-sinir-degisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkersimsek]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2023 19:36:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulkersimsek.av.tr/?p=1867</guid>

					<description><![CDATA[<p>25 Temmuz 2023 tarihine kadar yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olan gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından sicile kayıt yükümlülüğünden istisna tutulurken kurulun aldığı yeni karar ile yıllık mali bilanço sınırı 100 miyon TL olarak değiştirilmiştir.</p>
<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/kisisel-verileri-koruma-kurulunun-yeni-karari-ile-veri-sorumlulari-siciline-verbis-kayit-yukumlulugunde-parasal-sinir-degisti/">Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Kararı ile Veri Sorumluları Siciline (VERBİS) Kayıt Yükümlülüğünde Parasal Sınır Değişti.</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="1867" class="elementor elementor-1867">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1290f3f elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1290f3f" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-e6c739c" data-id="e6c739c" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-4018464 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4018464" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu <strong>(“KVKK”)</strong>, Türkiye&#8217;de kişisel verilerin işlenmesi, korunması ve bu verilere ilişkin hakların kullanımını düzenleyen en temel yasal düzenlemedir.</p>
<p> </p>
<p>KVKK&#8217;nın temel amacı ise kişisel verilerin işlenmesi ve işlenen verilen korunmasına ilişkin belli standartları belirlemek akabinde kanunun ilkelerine uygun bir şekilde hareket edilmesini sağlamaktır. Bu ilkelerle kanun tarafından, kişisel verilerin güvenliğini sağlamak, özel hayata saygı göstermek ve veri sahiplerinin haklarını korumak amaçlanmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>KVKK, veri sorumlularının ve veri işleyenlerin (veri işleme süreçlerine katılan tüm tarafların) uyacakları kuralları belirlerken bununla paralel olarak kişisel verilerin işlenmesine dair genel ilkeleri de ortaya koymaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Kanun koyucunun KVKK kapsamında veri sorumlularına yüklediği sorumlulardan biri de veri sorumluları siciline kayıt yükümlülüğüdür.</p>
<p> </p>
<p>KVKK’nın “Veri Sorumluları Sicili” başlıklı 16. maddesinin 2. fıkrası;</p>
<p> </p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler, veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Siciline kaydolmak zorundadır.”</em></p>
<p> </p>
<p>şeklinde düzenlenmiştir.</p>
<p> </p>
<p>Sicile kayıt yükümlülüğüne ilişkin detaylardan bahsetmeden önce veri sorumlusu ve veri sorumluları sicili kavramlarından kısaca bahsetmek faydalı olacaktır.</p>
<p> </p>
<p>KVKK’nın “Tanımlar” başlıklı 3. maddesi uyarınca <strong>Veri Sorumlusu</strong>;</p>
<p> </p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi”</em></p>
<p> </p>
<p>ifade eder. Bir başka ifadeyle; veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve araçlarını belirleyen ve bu işlemlerden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişidir.</p>
<p> </p>
<p>KVKK kapsamında &#8220;<strong>Veri Sorumluları Sicili</strong>&#8221; veya kısa adıyla &#8220;<strong>VERBİS</strong>&#8221; ise özetle veri sorumlularının yasal yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için oluşturulan bir kayıt sistemidir. VERBİS&#8217;e kayıt, veri sorumlularının kişisel veri işleme faaliyetlerini daha şeffaf ve denetlenebilir hale getirmeyi amaçlar. Bu kayıt sistemi, kişisel verilerin korunması ve güvenliği açısından önemli bir adımdır ve veri sorumlularının yasal yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için gereklidir.</p>
<p> </p>
<p>KVKK’nın 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kural olarak veri sorumlularının sicile kayıt yükümlülüğü açıkça belirtilmiştir. Aynı maddenin devamında ise Kişisel Verileri Koruma Kurulu <strong>(“Kurul”)</strong> tarafından bu yükümlüğe ilişkin istinaslar getirilebileceği düzenlenmiştir.</p>
<p> </p>
<p>KVKK’nın “Veri Sorumluları Sicili” başlıklı 16. maddesinin 2. fıkrasına göre;</p>
<p> </p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Ancak, işlenen kişisel verinin niteliği, sayısı, veri işlemenin kanundan kaynaklanması veya üçüncü kişilere aktarılma durumu gibi Kurulca belirlenecek objektif kriterler göz önüne alınmak suretiyle, Kurul tarafından, Veri Sorumluları Siciline kayıt zorunluluğuna istisna getirilebilir.”</em></p>
<p> </p>
<p>şeklinde hüküm bulunmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Kanun koyucunun, Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na veri sorumlularının sicile kayıt yükümlülüğüne ilişkin bir takım düzenleme yetkisi tanıması; her geçen gün hızla değişen toplum düzenlerine Kurul’un aldığı kararla ile kanun hükümlerinin değişen toplum düzenlerine uygulanabilirliğini sağlamaktadır.</p>
<p> </p>
<p>Bu kapsamda, KVKK sınırları çerçevesinde 18 Ağustos 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2018/87 sayılı Kurul Kararı ile düzenleme getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre,</p>
<p> </p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olan gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olmayanlar”</em></p>
<p><em> </em></p>
<p>sicile kayıt yükümlülüğünden istisna kılınmıştır.</p>
<p> </p>
<p>Anılan Kurul kararının yayımlandığı tarihten itibaren ülkedeki ekonomik değişiklikler dikkate alındığında 2018 yılında esas alınan 25 milyon TL limitinin mevcut yıllık mali bilanço toplamlarına göre düşük kaldığı, bu doğrultuda 2018/87 sayılı Kurul Kararı’nda yer alan yıllık mali bilanço toplamı tutarının da güncellenmesine karar verilmiştir.</p>
<p> </p>
<p>Kurul kararındaki istisna kriterinin belirlenmesinde esas alınan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik uyarınca “küçük işletme” tanımı, 25.05.2023 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Yönetmeliği ile güncellenerek;</p>
<p> </p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Yıllık çalışan sayısı elli kişiden az olan ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri yüz milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeler” </em></p>
<p> </p>
<p>şeklinde belirlenmiştir.</p>
<p> </p>
<p>Bu doğrultuda; değişen toplum düzenlerine kanun hükümlerinin uyum sağlayabilmesi adına <strong>Kurul  06.07.2023 tarihli ve 2023/1154 sayılı kararı ile; yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 100 milyon Türk lirasından az olan gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olmayanlar sicile kayıt yükümlülüğünden istisna tutulmuştur. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>SONUÇ: 25 Temmuz 2023 tarihine kadar yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olan gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından sicile kayıt yükümlülüğünden istisna tutulurken kurulun aldığı yeni karar ile yıllık mali bilanço sınırı 100 miyon TL olarak değiştirilmiştir.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-749e12c elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="749e12c" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-aa8b0ef" data-id="aa8b0ef" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-8b76d8a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="8b76d8a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/wp-content/uploads/2023/07/Resmi-Gazete-25.07.2023-Kisisel-Verileri-Koruma-Kurumu-Karari.pdf" target="_blank" rel="noopener">Resmi Gazete 25.07.2023 &#8211; Kişisel Verileri Koruma Kurumu Kararı</a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/kisisel-verileri-koruma-kurulunun-yeni-karari-ile-veri-sorumlulari-siciline-verbis-kayit-yukumlulugunde-parasal-sinir-degisti/">Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun Yeni Kararı ile Veri Sorumluları Siciline (VERBİS) Kayıt Yükümlülüğünde Parasal Sınır Değişti.</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka Kullanımından Doğan Hukuki Sorumluluk</title>
		<link>https://ulkersimsek.av.tr/yapay-zeka-kullanimindan-dogan-hukuki-sorumluluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkersimsek]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2023 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulkersimsek.av.tr/?p=1818</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sitemizde daha önceden yayınlamış olduğumuz “Yapay Zekâ Kavramı ve Kişilik Sorunu” hakkındaki yazımız kapsamında yapay zekânın hukuki statüsüne ilişkin tartışılmış olan görüşler, bu varlığın otonom davranışlarından kaynaklanan sorumluluğun türünün ve kapsamının belirlenmesinde son derece önemlidir. Yapay zekânın eşya olarak kabul edilmesi halinde vermiş olduğu zararlardan kaynaklı olarak üreticinin/imalatçının sorumluluğuna gidilebilecekken; kişi olarak belirlenmesi halinde ise şahsi sorumluluğu doğabilecektir. Sorumluluğun süjesi kim olursa olsun sorumluluğun türünün belirlenmesi tazmin açısından da oldukça önemli bir husustur. Sorumluluğun belirlenmesi tazminat açısından önemli olmakla birlikte, yanlış bir belirleme yapılması birçok faydalı uygulamayı engelleyecek nitelikte sorunları gündeme getirebilecektir.</p>
<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/yapay-zeka-kullanimindan-dogan-hukuki-sorumluluk/">Yapay Zeka Kullanımından Doğan Hukuki Sorumluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="1818" class="elementor elementor-1818">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1290f3f elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1290f3f" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-e6c739c" data-id="e6c739c" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-4018464 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4018464" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Sitemizde daha önceden yayınlamış olduğumuz “Yapay Zekâ Kavramı ve Kişilik Sorunu” hakkındaki yazımız<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> kapsamında yapay zekânın hukuki statüsüne ilişkin tartışılmış olan görüşler, bu varlığın otonom davranışlarından kaynaklanan sorumluluğun türünün ve kapsamının belirlenmesinde son derece önemlidir. Yapay zekânın eşya olarak kabul edilmesi halinde vermiş olduğu zararlardan kaynaklı olarak üreticinin/imalatçının sorumluluğuna gidilebilecekken; kişi olarak belirlenmesi halinde ise şahsi sorumluluğu doğabilecektir<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a>. Sorumluluğun süjesi kim olursa olsun sorumluluğun türünün belirlenmesi tazmin açısından da oldukça önemli bir husustur. Sorumluluğun belirlenmesi tazminat açısından önemli olmakla birlikte, yanlış bir belirleme yapılması birçok faydalı uygulamayı engelleyecek nitelikte sorunları gündeme getirebilecektir<a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a>.</p><p> </p><p>Her ne kadar aksi görüşler ve öneriler olsa da yapay zekâyı hâlihazırda bir kişi olarak kabul edilmediği için onu sorumluluk süjesi olarak kabul etmek mümkün olmayacaktır. Ancak yapay zekânın otonom olan fiillerinden kaynaklanan sorumluluğu üstlenecek veya paylaşacak kişilerin bu üstlenmeyi hangi pozitif hukuk kurallarına göre yapacakları hususu, beraberinde farklı yaklaşımları getirmektedir. Bu yaklaşımlar sözleşme içi ve dışı olarak ikiye ayrılarak incelenebilmektedir<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a>.</p><p> </p><p><strong>A.Kusursuz Sorumluluk (Sözleşme Dışı)</strong></p><p> </p><p>Sözleşme dışı sorumluluk açısından değerlendirme yapacak olursak bütün tartışmalar kusursuz sorumluluk esasına dayanan ihtimaller üzerinde dönmektedir<a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a>.</p><p> </p><p>Kusura dayanmayan sorumlulukta (kusursuz sorumlulukta) bir kimse kendi fiilleri neticesinde vermiş olduğu zararlar dışında kalan zararlardan da sorumlu olabilecektir<a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a>. Yapay zekânın kullanımı nedeniyle sorumluluk kusursuz sorumluluk hali olarak kabul edilirse kullanıcı için de avantajlı yönleri gündeme gelebilecektir. Örneğin ortalama bir bilgisayar kullanıcısı yapay zekâ konusunda teknik bilgiye sahip olmamasından kaynaklı olarak hatanın sistemin neresinde olduğunu bilmeyebilir. Bunun yanı sıra yazılım üreticileri (yapay zekâ üreticileri) hatanın nereden kaynaklandığını teknik bilgileriyle kolaylıkla öğrenebilmektedir. Bu durumda kusursuz sorumluluk kabul edilirse teknik bilgi sahibi olmayan zarar görenler hatanın varlığını kanıtlamaktan kurtulacaklardır. Zarar görenin, sadece zararını ve zarar ile yapay zekâ ile arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi yeterli olacaktır<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a>. Dolayısıyla sadece ürünün hatalı olduğunu ve hatalı ürün nedeniyle zararın doğduğunu ispat etmesi yeterlidir<a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a>.</p><p> </p><p>Hukuk sistemimizde yapay zekâ kullanımı nedeniyle doğan, doğacak olan zararlara özgü bir kusursuz sorumluluk hali ne TBK’de ne de diğer kanunlarda öngörülmüştür<a href="#_ftn9" name="_ftnref9">[9]</a>. Bu doğrultuda değerlendirildiğinde de pozitif bir düzenleme yapılana kadar kusursuz sorumluluğa ilişkin haller Türk Hukuku’nda uygulanamayacaktır. Yapay zekânın ise mevcut olan düzenlemeler içerisinde yer alabileceğinin mümkün olabileceği görüşü hâkim bir görüştür.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>a. Hakkaniyet Sorumluluğu</strong></p><p> </p><p style="padding-left: 40px;">Türk hukukunda ayırt etme gücünden yoksun kişilerin sebep olduğu zararlar hakkaniyet sorumluluğu içerisinde tazmin edilebilecektir<a href="#_ftn10" name="_ftnref10">[10]</a>. Sorumluluğun dayandığı düşünce kusur değil, hakkaniyet düşüncesidir<a href="#_ftn11" name="_ftnref11">[11]</a>. TBK madde 65’te hakkaniyet sorumluluğu “<em>Hakkaniyet gerektiriyorsa; hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir.</em>” şeklinde düzenlenmiştir.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;">Yapay zekânın sorumluluğu bazı görüşlerce, tıpkı ayırt etme gücünden yoksun kişilerin vermiş olduğu zararlarda olduğu gibi sorumluluk atfedilmeli, zararlar talep edilmelidir<a href="#_ftn12" name="_ftnref12">[12]</a>. Bunun aksini savunanlara göre ise Türk hukukunda yapay zekâ henüz bir kişi olarak kabul edilmiş olmadığı için ayırt etme gücü değerlendirmesi de yapılamayacaktır. Yapay zekâ Türk hukuku bağlamında kişi olarak görüldüğü takdirde hakkaniyet sorumluluğuna başvurulabilecektir<a href="#_ftn13" name="_ftnref13">[13]</a></p><p> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>b.Özen Sorumluluğu</strong></p><p> </p><p style="padding-left: 40px;">Özen sorumluluğunun varlığı halinde, zarar veren sadece gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir. Bazı yazarlarca özen sorumluluğunun bir kusursuz sorumluluk hali olarak kabul edilmesinin tek sebebi, kusur sorumluluğuna göre ispat yükünün yer değiştirmiş hali olmasıdır<a href="#_ftn14" name="_ftnref14">[14]</a>. Özen sorumluluğu bağlamında yukarıda da değindiğimiz, var olan kusursuz sorumluluk halleri içerisinde acaba yapay zekâ kullanımı nedeniyle doğan zararlar da yer bulabilecek mi noktasında birtakım seçenekler değerlendirilmiştir.</p><p> </p><p style="padding-left: 80px;"><strong>i. Adam Çalıştıranın Sorumluluğu</strong></p><p style="padding-left: 80px;">Yapay zekânın yardımcı kişi olarak görülmesi üzerine değerlendirilmesi gereken ilk seçenek adam çalıştıranın sorumluluğu olarak karşımıza çıkacaktır<a href="#_ftn15" name="_ftnref15">[15]</a>. TBK madde 66’ya göre adam çalıştıranın sorumluluğu “<em>Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür</em>.” şeklinde düzenlenmiştir. TBK madde 66’da düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğunun gündeme gelebilmesi için yapay zekânın yaratıcısı ile yapay zekâ arasında bir istihdam ilişkisinin bulunması gerekmektedir<a href="#_ftn16" name="_ftnref16">[16]</a>. İnsanlar akıllı makineleri kullanabilirler. Fakat bu kullanımın bir istihdam ilişkisi olması ve bu doğrultuda da mevzu bahis yapay zekânın kendi haksız fiilinden sorumlu olabilmesi için öncelikle bir kişi olması gerekmektedir. TBK madde 66 bağlamında kabul edilen adam çalıştırma ilişkisinde çalışan bir gerçek kişidir, kabul gören de budur<a href="#_ftn17" name="_ftnref17">[17]</a>.</p><p> </p><p style="padding-left: 80px;">Burada bir adam çalıştırma ilişkisinin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla yapay zekânın otonom davranışlarıyla vermiş olduğu zararlardan dolayı adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilebilmesi mümkün değildir<a href="#_ftn18" name="_ftnref18">[18]</a>.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 80px;"><strong>ii. Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu</strong></p><p style="padding-left: 80px;">Hayvanlar Türk hukukunda kişi olarak kabul edilmemektedir. Yapay zekânın kişiliği bu denli tartışmalıyken akla gelebilecek bir diğer seçenek hayvan bulunduranın sorumluluğu olmuştur. TBK madde 67’de düzenlenen hayvan bulunduranı sorumluluğunu “<em>Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.</em>” şeklinde düzenlenmiştir.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 80px;">Yapay zekâ bağlamında böyle bir sorumluluğunun belirlenmesinin gerekçelerinde ise yapay zekânın otonom davranışları sebebiyle verdikleri çeşitli zararlar kapsamında topluma karşı bir doğal risk taşımaktadırlar. Bu sebeple de hayvan bulunduranın sorumluluğundaki gibi alıcının sorumlu tutulabileceği benimsenmiştir<a href="#_ftn19" name="_ftnref19">[19]</a>.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 80px;">Kanaatimizce yapay zekânın sorumluluğu ile hayvan bulunduranın sorumluluğu uyumsuzdur. Çünkü yapay zekâ kullanımından ortaya çıkacak olan sorumluluk çok daha karmaşık bir sorumluluk türü olarak karşımıza çıkacaktır<a href="#_ftn20" name="_ftnref20">[20]</a>. Daha önce de değindiğimiz üzere yapay zekâlar, hayvanlara nazaran, son derece gelişmiş bilişsel özelliklere ve güçlü bir adaptasyon yeteneğine sahiptirler. Buna ek olarak doktrinde hayvanların içgüdüleri sebebiyle zarara sebep olabileceği düzenlenmiştir<a href="#_ftn21" name="_ftnref21">[21]</a>. Yapay zekâ varlıklarının herhangi bir içgüdüsü yoktur. Yapay zekânın son türünde ise, yapay zekâ işlemiş olduğu fiilleri algılama yeteneğine bile sahip olabilecekken hayvanlarda bu mümkün değildir.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 80px;"><strong>iii. Yapı Malikinin Sorumluluğu</strong></p><p style="padding-left: 80px;">Yapı malikinin sorumluluğu TBK madde 69’da “<em>Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.</em>” şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu madde uyarınca yapı malikinin sorumlu tutulabilmesi için, bir bina veya yapı eseri bulunmalı, bu binanın veya yapının yapılışında bir bozukluk ya da bakımında bir eksiklik meydana gelmekle beraber bu eksiklik ya da hata sebebiyle bir başkası zarara uğramalıdır<a href="#_ftn22" name="_ftnref22">[22]</a>.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 80px;">Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için zarara sebep olan yapının, bina, yol, baraj, set, elektrik direği, tribün, stadyum ve benzeri “<em>yeryüzüne bağlı inşa eseri</em>” olması gerekliliği kabul edilmektedir<a href="#_ftn23" name="_ftnref23">[23]</a>. Bu doğrultuda yapay zekâ içeren bir binanın (örneğin akıllı ev) yapım bozukluğu veya bakım eksiliğinden kaynaklı bir zarar meydana geldiği durumlara uygulanabilecek bir hükümdür<a href="#_ftn24" name="_ftnref24">[24]</a>. Fakat kanaatimizce TBK madde 69’un uygulanması için evin akıllı ev olup olmaması herhangi bir fark yaratmayacağı için, yapay zekânın kullanılmasından doğan zararlara getirilebilecek sorumluluk kavramının tespiti için yeterli bir düzenleme değildir.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 80px;"><strong>iv. Üreticinin Sorumluluğu</strong></p><p style="padding-left: 80px;">Nihai kullanıcının, üründen kaynaklı olarak doğmuş olan zarar neticesinde ürünün, aralarında sözleşmesel ilişki bulunmayan üreticisinin sorumluluğuna gitmeyi amaçlayan bir sorumluluk türüdür. Türk hukukunda henüz doyurucu bir yasal düzenlemesi bulunmamaktadır<a href="#_ftn25" name="_ftnref25">[25]</a>.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 80px;">Günümüzde de yapay zekânın kullanımı ile meydana çıkan zararlardan ötürü üreticinin sorumlu tutulması eğilimi vardır. Özellikle otonom araçlardan kaynaklanan kazalarda bunun sebebi üreticinin hatalı tasarımının sonucu olabilmektedir<a href="#_ftn26" name="_ftnref26">[26]</a>. Fakat üreticinin sorumluluğu adı altında, yapay zekâyı yaratan kişinin sorumlu hale getirilmesi de bize yeni ve yeterli bir çözüm vermeyecektir. Daha önce de değindiğimiz üzere yapay zekânın hızla gelişen türleri vardır. Bu varlık sadece üreticisinin ürettiği şekilde kalan bir varlık değildir ki mevcut bilişsel teknolojileri açısından da yetersiz kalan bir düzenlemedir<a href="#_ftn27" name="_ftnref27">[27]</a>.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>c.Tehlike Sorumluluğu</strong></p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;">Tehlike sorumluluğu, <em>“toplum yaşantısının zorunlu koşulları sonucu kurulması, yapılması, ekonomik ve sosyal açından gerekli bulunan işletme, girişim, tesis şeylerin kullanılması veya işletilmesiyle beliren, tehlikeli mahiyetinden doğan zararlardan, bu tehlikeli nesneler üzerinde egemen olan kimselerin kusurları bulunmasa ve tehlikenin önlenmesi amacıyla her türlü özeni göstermiş olsalar dahi sorumlu tutulmaları olayıdır.</em><a href="#_ftn28" name="_ftnref28">[28]</a><em>”</em>şeklinde tanımlanabilir. Tehlike sorumluluğu TBK 71’e göre önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmeden meydana gelen tipik riske dayalı olarak zararın meydana gelmesi halinde tehlike sorumluluğuna gidilebilecektir.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;">Yapay zekânın araç olarak kullanıldığı bir işletmedeki işin niteliği çoğu zaman tehlike arz etmese bile, daha önceden değerlendirdiğimiz belli derecede otonomiye sahip yapay zekâların hızlı adaptasyon geliştirmeleri sebebiyle ve öngörülemez nitelikteki davranışları sonucunda işletme, tehlike bir işletme niteliği kazanabilmektedir<a href="#_ftn29" name="_ftnref29">[29]</a>. Nitekim TBK madde 71 fıkra 2’de de “<em>bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler…</em>” şeklinde bir düzenleme yer almaktadır. Buna örnek olarak ABD’nin Michigan eyaletinde önemli ölçüde tehlike arz etmeyen bir işletmede çalışan yapay zekâ robotunun bir teknisyen üzerine yüzlerce kiloluk araba parçası fırlatması sonucu ölmüştür<a href="#_ftn30" name="_ftnref30">[30]</a>.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;">Bir başka görüşe göre ise işletme mahiyetinde veya faaliyetinde kullanılmayan yapay zekâ, tehlike arz etse dahi işletmeyi tehlikeli yapmaya yetmeyecektir ve bu doğrultuda TBK madde 71’de düzenlenen tehlike sorumluluğu bağlamında değerlendirilemeyecektir. Bu görüşe göre ek olarak yapay zekânın kullanıldığı işletmenin önemli ölçüde tehlike arz eden bir faaliyetinin bulunması gerekir. Ancak yapay zekânın kullanıldığı her işletmenin önemli ölçüde tehlike arz etmesi mümkün görülmemekte olduğu ifade edilebilir. Sadece enerji santralleri, madenler, savunma sanayisi kuruluşları veya tehlikeli maddeyi işleyen sanayi kuruluşlarında uygulanan yapay zekâ sistemleri tehlike sorumluluğu bağlamında ele alınabilir. Bununla birlikte sadece müşteri portföyleri tutan bir işletmede yapay zekâ kullanılması neticesinde tehlike sorumluluğuna gidilmesi uygun olmayacaktır<a href="#_ftn31" name="_ftnref31">[31]</a></p><p> </p><p><strong>B. Sözleşmesel Sorumluluk (Sözleşme İçi)</strong></p><p> </p><p>Günümüz hukuk sistemlerinde yapay zekâlar kişi olarak kabul edilmedikleri gibi hak ve borçlarına ehil olma yetileri de bulunmamaktadır.  Bu nedenle yapay zekâ varlıklarının sözleşme ilişkisi kurarak borç altına girmeleri mümkün gözükmemektedir<a href="#_ftn32" name="_ftnref32">[32]</a>. Şu an için çok yaygın görülmese de sözleşme yapay zekâ aracılığıyla kuruluyorsa ve zarar gören bu sözleşmenin karşı tarafıysa bundan doğan sözleşmesel sorumluluk, TBK madde 112 vd. hükümlerine dayanarak yapay zekânın adına ve hesabına hareket ettiği kişiye yani kullanana ait olacaktır<a href="#_ftn33" name="_ftnref33">[33]</a>.</p><p>Yapay zekâlar sözleşmelerin konusunu oluşturabilmektedir. Zira yapay zekâ sistemleri kendilerine özgü nitelikleri gereği ya menkul mala ya da fikri mülkiyet konusu olan bir hakka entegre olarak bir cisim üzerinde somutlaşabilmektedir<a href="#_ftn34" name="_ftnref34">[34]</a>. Yapay zekâlı somutlaşmış varlıkların konu olduğu sözleşmelerde borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmediği takdirde, ya da ayıplı ifanın gündeme gelmesi halinde TBK’nin genel hükümlerine veya yapılan sözleşme kapsamında o sözleşmenin özel hükümlerine gidilebilecektir.</p><p> </p><p><strong>SONUÇ</strong></p><p> </p><p>Yapay zekânın yeni bir teknoloji olmasıyla beraber hukuki statüsünün belirlenmesinden, sorumluluğuna kadar oldukça çekingen yaklaşılmakla birlikte, hukuk düzenleri bakımından netleşen hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Teknolojinin bu denli hızlı ilerlemesi karşısında uygun düzenlemeler hızla tespit edilmeli, pozitif hukukta yerini almalıdırlar. Avrupa Parlamentosu tarafından yayınlanmış olan ve tavsiye niteliği taşıyan Robotik Tavsiye Rapor’u ülkeler açısından bağlayıcı olmamaktadır.</p><p> </p><p>Türk hukukunda yapay zekânın hukuki statüsünün belirlenmemesinin bir getirisi olarak, hukuki sorumluluk bağlamında da bir düzenleme mevcut değildir. Yapay zekânın kullanımından kaynaklı olarak meydana gelen zararlardan sorumluluk açısından birçok değerli görüş olmasına rağmen, yetersiz kalmaktadır. Ayrı bir sorumluluk düzenlemesi yapılması gerektiği aşikârdır. Var olan düzenlemelerin kapsamına dahil etmeye çalışmak, sorumluluğun kurulması için gerekli unsurlar bakımından bile birçok eksikliğe neden olmakla birlikte kavramların sorgulanmasına sebep olarak birçok sorunu beraberinde getirecektir. Yapay zekânın hızla gelişmesi yadsınamaz bir gerçekliktir Hukuki güvenliğin sağlanması ve toplumun da huzuru için bu düzenlemelerin evleviyetle yerine getirilmesi, mevcut gerçeklerin daha fazla göz ardı edilmemesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.</p><p> </p><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> <a href="https://ulkersimsek.av.tr/yapayzekavekisilikkavrami/">https://ulkersimsek.av.tr/yapayzekavekisilikkavrami/</a></p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> AKKURT Sinan Sami, “Hukuki Sorumluluk”, s.47.</p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.257.</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> AKKURT Sinan Sami, “Hukuki Sorumluluk”, s.48.</p><p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> AKKURT Sinan Sami, “Hukuki Sorumluluk”, s.48.</p><p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> TANDOĞAN, Haluk, Türk Mesuliyet Hukuku, Vedat Kitapçılık, 1. Baskı, İstanbul, 2010, s.8.</p><p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a>Report With Recommendations To The Commission On Cıvıl Law Rules On Robotics, European Parliament, s.5, Kaynak: <a href="https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/TA-8-2017-0051_EN.html">https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/TA-8-2017-0051_EN.html</a> (E.T. 04.12.2022)</p><p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.267.</p><p><a href="#_ftnref9" name="_ftn9">[9]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.222.</p><p><a href="#_ftnref10" name="_ftn10">[10]</a> BAYSAL, Başak, Haksız Fiil Hukuku BK m. 49 – 76, Oniki Levha Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, 2019, s.239.</p><p><a href="#_ftnref11" name="_ftn11">[11]</a> EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, 26. Baskı, 2021, s. 639.</p><p><a href="#_ftnref12" name="_ftn12">[12]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.268.</p><p><a href="#_ftnref13" name="_ftn13">[13]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.268.</p><p><a href="#_ftnref14" name="_ftn14">[14]</a> BAŞAK, Baysal, Haksız Fiil, s. 242.</p><p><a href="#_ftnref15" name="_ftn15">[15]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.222.</p><p><a href="#_ftnref16" name="_ftn16">[16]</a> NOMER, Haluk, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Beta Yayınları, Ağustos 2021, s.118.</p><p><a href="#_ftnref17" name="_ftn17">[17]</a> OĞUZMAN, Kemal/ÖZ, Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Vedat Kitapçılık, Cilt 2, Baskı 16, İstanbul 2021, s.148.</p><p><a href="#_ftnref18" name="_ftn18">[18]</a> AKKURT Sinan Sami, “Hukuki Sorumluluk”, s.49.</p><p><a href="#_ftnref19" name="_ftn19">[19]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.272.</p><p><a href="#_ftnref20" name="_ftn20">[20]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.223.</p><p><a href="#_ftnref21" name="_ftn21">[21]</a> KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Turhan Kitabevi, 25. Baskı, Eylül 2021, s.354.</p><p><a href="#_ftnref22" name="_ftn22">[22]</a> BAYSAL, Başak, Haksız Fiil, s. 379; NOMER, Haluk, Borçlar Genel, s.121.</p><p><a href="#_ftnref23" name="_ftn23">[23]</a> OĞUZMAN, Kemal/ÖZ, Turgut, Borçlar Genel, s.171.</p><p><a href="#_ftnref24" name="_ftn24">[24]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.223.</p><p><a href="#_ftnref25" name="_ftn25">[25]</a> 7223 Sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu’nun (ÜGTDK) yürürlüğe girmesiyle, üreticinin sorumluluğunun yasal bir zeminde dayanak bulması amaçlansa da, TBK’nda yerini henüz alamamış olması da göz önünde bulundurularak son derece yetersiz bir düzenleme olarak görülmektedir.</p><p><a href="#_ftnref26" name="_ftn26">[26]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.275.</p><p><a href="#_ftnref27" name="_ftn27">[27]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.223.</p><p><a href="#_ftnref28" name="_ftn28">[28]</a> ULUSAN İlhan, “Tehlike Sorumluluğu Üstüne”, İstanbul Üniversitesi Mukayeseli Hukuk Araştırmaları Dergisi, İstanbul, 2011, Cilt 4, Sayı 4, s.37.</p><p><a href="#_ftnref29" name="_ftn29">[29]</a> BENLİ, Erman/ŞENER, Gayenur, “Yapay Zekâ ve Haksız Fiil Hukuku”, <a href="https://search.trdizin.gov.tr/dergi/detay/2509/ankara-sosyal-bilimler-universitesi-hukuk-fakultesi-dergisi">Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi</a>, Cilt 2, Sayı 2, 2020, s. 327 – 328.</p><p><a href="#_ftnref30" name="_ftn30">[30]</a> “Robot ‘goes rogue and kills woman on Michigan car parts production line’, Mart 2017. Kaynak: <a href="https://www.independent.co.uk/news/world/americas/robot-killed-woman-wanda-holbrook-car-parts-factory-michigan-ventra-ionia-mains-federal-lawsuit-100-cell-a7630591.html">https://www.independent.co.uk/news/world/americas/robot-killed-woman-wanda-holbrook-car-parts-factory-michigan-ventra-ionia-mains-federal-lawsuit-100-cell-a7630591.html</a> (ET. 08.12.2022)</p><p><a href="#_ftnref31" name="_ftn31">[31]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.299.</p><p><a href="#_ftnref32" name="_ftn32">[32]</a> DOĞAN, Erdem, Yapay Zekâ, s.249.</p><p><a href="#_ftnref33" name="_ftn33">[33]</a> BOZKURT YÜKSEL/BAK, Futurist Hukuk, s. 96; AKKURT Sinan Sami, “Hukuki Sorumluluk”, s.49</p><p><a href="#_ftnref34" name="_ftn34">[34]</a> DOĞAN, Erdem, Yapay Zekâ, s.250.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1a30a97 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1a30a97" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6fc451b" data-id="6fc451b" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-360b397 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="360b397" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>PDF:</strong> <a href="https://ulkersimsek.av.tr/wp-content/uploads/2023/06/Yapay-Zeka-Kullanimindan-Dogan-Hukuki-Sorumluluk-Ulker-Simsek-Law-Office.pdf">Yapay Zeka Kullanımından Doğan Hukuki Sorumluluk &#8211; Ülker Şimşek Law Office</a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/yapay-zeka-kullanimindan-dogan-hukuki-sorumluluk/">Yapay Zeka Kullanımından Doğan Hukuki Sorumluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka Ve Kişilik Kavramı</title>
		<link>https://ulkersimsek.av.tr/yapayzekavekisilikkavrami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkersimsek]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 12:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişilik Kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulkersimsek.av.tr/?p=1625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ, insanlar da dahil olmak üzere hayvanlar tarafından gözlemlenen doğal zekânın aksine makineler tarafından görüntülenen zekâ çeşididir . Günümüzde bilgisayar biliminin bir alt kavramı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapay zekânın TDK’de tanımlanması ise “insanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı, anlak, dirayet, zeyreklik, feraset” şeklinde karşımıza çıkmaktadır . Bu tanımlar göz önüne alındığında yapay zekâ, insanlara özgü olan eylemlerin makineler tarafından gerçekleşebilmesidir. Fakat bu tanım yetersiz kalabilmektedir çünkü günümüz teknolojisinde karşımıza çıktığı üzere yapay zekâ insanlara özgü eylemlerin çok daha ilerisine geçebilmektedir. </p>
<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/yapayzekavekisilikkavrami/">Yapay Zeka Ve Kişilik Kavramı</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="1625" class="elementor elementor-1625">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1290f3f elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1290f3f" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-e6c739c" data-id="e6c739c" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-4018464 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4018464" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>1. YAPAY ZEKÂ KAVRAMI</strong></p><p> </p><p>Yapay zekâ, insanlar da dahil olmak üzere hayvanlar tarafından gözlemlenen doğal zekânın aksine makineler tarafından görüntülenen zekâ çeşididir<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a>. Günümüzde bilgisayar biliminin bir alt kavramı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapay zekânın TDK’de tanımlanması ise <em>“insanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı, anlak, dirayet, zeyreklik, feraset” </em>şeklinde karşımıza çıkmaktadır<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a>. Bu tanımlar göz önüne alındığında yapay zekâ, insanlara özgü olan eylemlerin makineler tarafından gerçekleşebilmesidir. Fakat bu tanım yetersiz kalabilmektedir çünkü günümüz teknolojisinde karşımıza çıktığı üzere yapay zekâ insanlara özgü eylemlerin çok daha ilerisine geçebilmektedir.</p><p> </p><p>Yapay zekânın kurucusu, yaratıcısı, olarak bilinen John McCarthy’nin<a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a> tanımında yer alan ifadeler de ise<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a> yapay zekâ “<em>akıllı makineler yapma bilimi ve mühendisliği</em>” olarak tanımlanmaktadır. Bir başka tanıma göre, <em>yapay zekâ, insan davranışlarına özgür karakteristik özellikleri sergileyen akıllı sistemlerle ilgilenen bilgisayar biliminin adıdır<a href="#_ftn5" name="_ftnref5"><strong>[5]</strong></a></em>. Yapay zekânın birçok tanımı olmasına rağmen bilmemiz gereken şey yapay zekânın insana özgü faaliyetlerin makineler tarafından yapılabildiğini ifade eden bir kapsayıcı bir terim olmasıdır. Yapay zekâ sayesinde birçok eylem daha kolay yapılabilir hale gelmekte, birçok problem ise çok daha hızlı bir şekilde çözülebilir hale gelmektedir.</p><p> </p><p>Yapay zekâ kavramının tanımlanması kadar, insanlar tarafından kavranması da zor olmuştur. Bugün daha iç açıcı sonuçlar verebilse de yıllarca bilimkurgu filmlerinden öteye gidememiştir. Çevremize baktığımızda ise yapay zekânın evimizde, arabamızda, ofisimizde, hayatımızın her alanında olduğunu görebileceğiz. Somut olarak göremediğimiz için yapay zekâyı sadece ilişkilendirebildiğimiz robotlar ile özdeşleştirmeye çalışırız. Oysa yapay zekâ sadece robotlardan ibaret değildir. Robot bir taşıyıcıdır; yapay zekâ ise onun içindeki bilgisayarlardır<a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a>. Sadece bu açıdan da değerlendirmek doğru olmayacaktır. Günlük hayatta sıklıkla kullandığımız navigasyon cihazlarının içinde dahi yapay zekâ teknolojisi yer almaktadır. Cebimizde olan Siri, girdiğimiz çoğu internet sitelerinin çoğunda yardımcı olmak amacıyla karşımıza çıkan chatbotlar gibi, somut olarak karşımıza çıkamayan yapay zekâların hayatımızın her an içinde olduğunu birçok durumda görebiliriz.</p><p> </p><p><strong>A. Makine ve Derin Öğrenme Kavramları</strong></p><p>Yapay zekâ alanı iki durumu kapsamaktadır. Bunlardan ilk metot makine öğrenimi iken bir diğeri derin öğrenmedir. Yapay zekânın kafamızda daha çok somutlaşması için bu iki metodun irdelenmesi gerekmektedir.</p><p> </p><p>Makine öğrenme derin öğrenmenin aksine biraz daha basit bir metottur. Makinelerin deneyimle öğreneceği durumlar ve insanların herhangi bir katılımı olmadan beceriler kazanabileceği öğrenimler makine öğrenimleridir<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a>. Yapay zekâ, makine öğrenimi sayesinde aynı insanlar gibi bilgi öğrenmektedirler<a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a>. Bilgisayarlar örnek algoritmalarla kendini geliştirebilmektedirler.</p><p> </p><p>Derin öğrenme ise makine öğrenmenin bir alt dalını oluşturan bir metottur<a href="#_ftn9" name="_ftnref9">[9]</a>. Derin öğrenme çok daha büyük ve karmaşık sorunları çözebilmektedir. Aynı insanlar gibi, edinilen tecrübelere dayanarak; derin öğrenme metodunda da yapay zekâlar öğrendiklerine dayanarak çıkarımlar yapmaya başlamaktadır. Derin öğrenmede yapay zekâ insan gibi çıkarım yapmakla birlikte tahminlerde de bulunabilmektedir<a href="#_ftn10" name="_ftnref10">[10]</a>. Derin öğrenme için çok fazla algoritmaya ihtiyaç duyulduğundan, bu sorunların çözülmesi için güçlü bilgisayarlara ihtiyaç duyulmakla birlikte “büyük veri (<em>big data</em>)” ile ele alınmaktadır<a href="#_ftn11" name="_ftnref11">[11]</a>.</p><p> </p><p>Derin öğrenme tekniğinin somut olarak zihinde şekillenmesi açısından örnekler vermek gerekirse, telefonlarımızda kullandığımız Siri, Alexa veya Cortana gibi <em>sanal yardımcılar<a href="#_ftn12" name="_ftnref12"><strong>[12]</strong></a></em> diyebileceğimiz asistanlar (birer yapay zekâdırlar), insanlarla konuşurken, onları anlarken, verebilecekleri cevapları düşünürken benzer diğer yöntemler gibi derin öğrenme metodunu kullanmaktadırlar.  Bir başka örnek olarak ele alabileceğimiz, sıkça karşımıza çıkan sohbet botları (chatbotlar)’da derin öğrenme sayesinde birçok soruya doğru bir şekilde cevap vermektedirler. Bir başka örnek yüz tanıma<a href="#_ftn13" name="_ftnref13">[13]</a> sistemlerinin günümüzde daha da geliştirilmesi sayesinde artık bizi gözlükle, maskeyle, tıraş olmuşken dahi tanıdığını görmekteyiz. Bunun da derin öğrenme sayesinde gerçekleştirdiğini belirtmek gerekir. Algoritmaları yoğun bir şekilde edinmiş olan yapay zekâ, farklı durumlarda bile sizi tanıyabilmektedir. Sürücüsüz araçların da yoldaki trafik işaretlerine ne şekilde tepkiler vereceği (örneğin durup bekleyeceği) yapay zekânın derin öğrenme tekniği sayesinde belirlenmektedir<a href="#_ftn14" name="_ftnref14">[14]</a>.</p><p> </p><p><strong>B. Yapay Zekâ Türleri</strong></p><p>Yapay zekâ türlerini kavramak, yapay zekânın hukuki statüsünü belirlemek ve bu doğrultuda sorumluluğuna gidebilmek açısından önemlidir. Çünkü artık sadece evimizdeki buzdolabının içindeki ısının derecesinin düşmesinden bizi haberdar etmekle sınırlı değillerdir.</p><p> </p><p>Ele almamız gereken ilk yapay zekâ türü, tepki veren yapay zekâ makineleri (<em>reactive machines</em>) olarak karşımıza çıkacaktır. Tepki veren yapay zekâ makineleri, en basit yapay zekâ teknolojileridir. Sadece tek bir alanda uzmanlaşmıştır<a href="#_ftn15" name="_ftnref15">[15]</a>, deneyimleri kullanma özelliğine sahip değillerdir. Buna verilebilecek klasik bir örnek ise dünya satranç şampiyonu Kasparov’u satranç oyununda yenmiş olan bir IDM Şirketi’nin <em>Deep Blue</em> isimli yapay zekâ verilebilir. Bu yapay zekâya sadece satranç oynamak öğretilmiştir. Bu makineler sadece belirli oyunları oynamak için geliştirilmiştir ve bu tür yapay zekâların işlerinin dışında herhangi bir dünya kavramları yoktur. Bu türdeki yapay zekâlarda hukuki statü tartışması yapılmamakla birlikte; süje değil obje olarak kabul edilmektedirler<a href="#_ftn16" name="_ftnref16">[16]</a>.</p><p> </p><p>Bir diğer yapay zekâ türü ise, sınırlı hafıza kapasitesine sahip yapay zekâlardır. Bu tür yapay zekâlar sadece tepki vermekle kalmayıp buna ek olarak geçmişe bakabilmektedir. Örneğin otonom araçların edindiği gözlemler neticesinde, bunun doğrultusunda edindikleri tecrübelerle karar alabilmektedirler<a href="#_ftn17" name="_ftnref17">[17]</a>. Bunlara örnek olarak sürücüsüz araçlar, Siri, Alexa vb. diğer yöntemler verilebilmektedir.</p><p> </p><p>Üçüncü olarak ele alınması gereken yapay zekâ türü ise zihin teorisi (<em>theory of mind</em>) makine şekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tip makineler sadece bir olay ile bağlantı kurmaz; insanlar ve hayvanlar hakkında da fikir oluştururlar<a href="#_ftn18" name="_ftnref18">[18]</a>. Bu şekilde insanların toplumdaki yerleri gibi bir sosyal ilişki kurarak yer alabilmektedirler. Hanson Robotics şirketinin Sophia isimli robotu bu tür yapay zekâlara örnek teşkil edebilir. Sophia 2018 yılında Suudi Arabistan tarafından vatandaşlık kazanmış olmakla birlikte, önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde bir yapay zekâ yardımıyla kendiliğinden hareket edebilen bir robottur<a href="#_ftn19" name="_ftnref19">[19]</a>.</p><p> </p><p>Bahsedeceğimiz son yapay zekâ türü öz farkındalığa sahip olan (<em>self-aware</em>) makinelerdir. Bu tip yapay zekâlar kendi varlığının farkında olmakla birlikte içsel durumunu bildiği için başkalarının duygu ve hareketlerini de ölçebilmektedir<a href="#_ftn20" name="_ftnref20">[20]</a>; bu doğrultuda soyut çıkarımlar yapabilmektedir<a href="#_ftn21" name="_ftnref21">[21]</a>. Bu tür yapay zekâ, şu anki yapay zekâ teknolojilerine biraz uzak görülse de bilimkurgu filmlerinden somutlaşma amacıyla örnek verilmek gerekirse Ex Machina filmindeki Ava karakterini gösterebiliriz<a href="#_ftn22" name="_ftnref22">[22]</a>.</p><p> </p><p>Yapay zekânın hızla gelişmekte olan bir olgu olduğu yadsınamaz bir geçekliktir. İnsana özgülenen birçok faaliyeti becerebilme yetileri olan yapay zekâlar günümüzde karşılaşılır, karşılaşılması beklenen bir hale gelmiştirler. Hukuk kurallarıyla bu varlıklara çözüm bulma zorunluluğu olduğu aşikârdır. Çözüme başlanılırken de değerlendirilmesi gereken ilk husus bu varlıkların hukuki statüsünün belirlenmesi olarak karşımıza çıkacaktır.</p><p> </p><p><strong>2. YAPAY ZEKÂNIN KİŞİLİK SORUNU</strong></p><p> </p><p>Yapay zekâ varlıklarının hukuki statüsünün belirlenmesi, eylemlerinden doğacak olan hukuki sorumluluğun doğması için elzemdir. Yapay zekânın hukuki statüsünün basit bir eşya olarak mı nitelendireceği yoksa kişilik atfedilip atfedilemeyeceği oldukça tartışmalıdır. Zira oldukça gelişen bir teknolojidir. Bu varlığın kişiliğe ve hukuki sorumluluğa sahip olması, akabinde bazı haklarının olması oldukça taraftar toplayan bir düşüncedir<a href="#_ftn23" name="_ftnref23">[23]</a>.  Yapay zekânın yaygınlaşmasıyla meydana çıkan yararlar olduğu gibi, insanların maruz kaldığı zararlar da gündeme gelmektedir. Yapay zekânın vermiş olduğu klasik zararların sorumluluğu klasik borçlar hukuku hükümleriyle çözüme kavuşturulamamaktadır. Zararlardan doğan sorumluluğun belirlenebilmesi için öncelikle yapay zekânın hukuki statüsünün belirlenmesi elzemdir<a href="#_ftn24" name="_ftnref24">[24]</a>.</p><p> </p><p><strong>A. Medeni Hukukta Kişilik</strong></p><p>Türk Medeni Kanunu’na göre kişilik iki şekilde gündeme gelmektedir. Bunlardan ilki gerçek kişiler iken ikincisi tüzel kişiler olarak karşımıza çıkmaktadır. TMK madde 8’e göre “<em>Her insanın hak ehliyeti vardır.</em>” şeklindeki düzenleme ile kişi kavramını hak ehliyetine sahip varlıklar olarak tanımlamıştır. Başka bir deyişle kişi, hak sahibi varlık anlamına gelmektedir<a href="#_ftn25" name="_ftnref25">[25]</a>. Gerçek kişiler açısından kişiliğin kazanılması için TMK madde 28’e göre tam doğum ve sağ doğum aranmaktadır. Tüzel kişilik ise, fiziki varlığı olan bireyler dışında birtakım toplulukların kurumların da hak sahibi olması anlamına gelmektedir<a href="#_ftn26" name="_ftnref26">[26]</a>.</p><p> </p><p>Kişilik kavramının gerçek ve tüzel kişiler olmak üzere medeni kanunumuzda iki süjesi bulunmaktadır. Kişi şekli yönden hukuk mantığının bir ürünüdür ve yapay bir varlıktır<a href="#_ftn27" name="_ftnref27">[27]</a>. Aynı zamanda kişiliğin maddi içeriği de vardır. Bu da kişi olan varlığın aynı zamanda hakkın konusu olabileceği anlamına gelebilmesidir.</p><p> </p><p>Çağdaş hukuk sistemlerinin neredeyse bütünü gerçek kişi olarak insanı kabul etmektedir<a href="#_ftn28" name="_ftnref28">[28]</a>. Hukuk düzenlerini çoğu sosyal hayatın gereksinimlerinden yola çıkarak insan dışındaki bazı varlıklardan olan tüzel kişilere de kişilik vermiştir. Tüzel kişiler ise belli bir amaca yönelmiş kişi ya da mal toplulukları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun sebebi de sınırlı insan yaşamında, bir insanın tek başına belli bir amacı gerçekleştirmeye yetecek gücü ve süresi olmadığı için güçlerini birleştirerek bu amaç doğrultusunda hareket edebilmek için getirilmiş bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüzel kişiler insana özgü haklar dışında (cinsiyet, yaş, hısımlık gibi) kalan hak ve borçlar bakımından gerçek kişilerle eşittirler<a href="#_ftn29" name="_ftnref29">[29]</a>.</p><p> </p><p>Yapay zekânın hukuki kişiliği tartışılmadan önce TMK’daki kişilik kavramlarının özümsenmesi çok önemlidir. Zira yapay zekâ gibi yeni bir kavramın TMK’deki kişilik kavramlarının içeriğine dahil olup olmadığı değerlendirilmesi gerekirken; bu kavramların yapay zekâ için yeterliliğinin de ölçülmesi gerekmektedir.</p><p> </p><p><strong>B. Yapay Zekâlar İçin Hukuki Statüye İhtiyaç Olup Olmadığına İlişkin Görüşler</strong></p><p>Doktrinde yapay zekânın hukuki statüsünün belirlenmesine ilişkin farklı görüşler vardır. Bu görüşler de genel olarak tarihi, felsefi, etik, sosyolojik gibi nedenler etrafında şekillenmektedir. Kişiyi felsefi boyutlarıyla değerlendiren görüşe göre, kişiliğin kazanılmasının varoluşsal değerler neticesinde meydana gelebileceğini savunarak; insanlar dışında bilgisayar aracılığıyla üretilmiş yapay varlıkların kişilik kazanamayacağını ileri sürmektedir<a href="#_ftn30" name="_ftnref30">[30]</a>. Kişiliğin şekli ve hukuki anlamını benimseyen yaklaşıma göre ise eğer pozitif düzenlemeler arasında yapay zekâ bir kişilik olarak düzenlenmişse kişi olarak kabul görülmesinde bir sakınca olmadığı savunulmaktadır.</p><p> </p><p>Yapay zekânın hukuki kişilik kazanmasını reddeden görüşün savunmasına göre genel olarak insanın bütün varlıkların üstünde bir konumda, egemen bir konumda, olduğunu kabul etmekle birlikte insan dışında hiçbir varlığa kişilik atfedilemeyeceğini savunup, buna ek olarak yapay zekâların hukuki kişilik kazanması için henüz yeterli koşulların sağlanmadığı ileri sürülmektedir<a href="#_ftn31" name="_ftnref31">[31]</a>.</p><p>Yapay zekânın hukuk kişilik kazanmasını ileri süren görüşe göre bu düzenlemenin artık gelişen teknolojiyle kaçınılmaz hale gelmesi ifade edilmektedir. Bu görüşün dayanaklarını daha detaylı incelemekte fayda vardır.</p><ul><li><strong>a.a.Hukuki Kişiliği Reddeden Yaklaşım</strong></li></ul><p>Yapay zekânın kişilik statüsünün reddinde kullanılan gerekçeler birkaç başlık altında ileri sürülebilmektedir. Bunlardan ilki söz konusu varlıklar tarafından kişilik statüsüne ihtiyaç duyulmaması yaklaşımıdır<a href="#_ftn32" name="_ftnref32">[32]</a>. Bunların sebebi olarak bu varlıkların kişilik elde edebilmesi için kişiliğin bir sonucu olan haklara ve borçlara ehil olmaması yönünde bir değerlendirme yapılmaktadır<a href="#_ftn33" name="_ftnref33">[33]</a>. Yapay zekâya bu denli bir statü sağlanmasının ilerde birçok olumsuz sonuca yol açacağı ve zaten böyle bir kişilik statüsünün sağlanması için gerekli koşulların sağlanamadığı ifade edilmektedir<a href="#_ftn34" name="_ftnref34">[34]</a>.</p><p> </p><p>Ahlaki kişilik görüşünü savunan kişilere göre yukarı da değindiğimiz üzere sadece insanın bir bilince sahip olabileceği, üstün bir varlık olduğu ileri sürülmektedir. Fakat bu değerlendirmenin bazı noktalarda yetersiz kalacağını söylemek mümkündür. Bunun sebebi daha önce de bahsetmiş olduğumuz üzere dördüncü tür olan öz farkındalığa sahip yapay zekâların günümüze çok uzak olmadığı aşikârdır. Kanaatimce sırf bu gerekçeyle yapay zekâlara kişilik tanınmasının gerekli görülmemesi artık dayanağı olmayan bir görüş olarak karşımıza çıkmaktadır.</p><p> </p><p>Kişilik statüsüne tabiiyeti reddeden görüşe göre yapay zekânın kişilik için gerekli nitelikleri sahip olmaması<a href="#_ftn35" name="_ftnref35">[35]</a> aşılamaz bir duvardır. Örneğin insanların çevresel etkileşim kabiliyeti vardır. Yapay zekânın en azından şu anki aşamada insana özgü olan asgari sosyal yetenekler bakımından gelişmemiş olduğu göz önüne alındığında insanla eşdeğer tutulamayacaktır<a href="#_ftn36" name="_ftnref36">[36]</a>. Bir diğer insana özgü olan değer ise yukarı da kısaca değindiğimiz hayat amacını ve planlarını gerçekleştirebilecek nitelikte kişisel kabiliyet ve bilinç düzeyine sahip olmadır<a href="#_ftn37" name="_ftnref37">[37]</a>. Bilinç düzeyine ne kadar sahip olunduğu savunulursa savunulsun, bu düzeyin insan davranışlarını taklit etmekten ileri gidemeyeceği savunulmaktadır<a href="#_ftn38" name="_ftnref38">[38]</a>. İfadeden de anlaşılacağı üzere yapay zekânın bir bilince sahip olması yetmemekle birlikte buna ek olarak hayatına yönelik planları değerlendirebilen bir süje olması gerekmektedir. Çünkü bu insana özgü olan bir özelliktir<a href="#_ftn39" name="_ftnref39">[39]</a>. Yapay zekânın kişi olarak değerlendirilmesi gündeme geldiği noktada bu kriterleri karşılayamayacağı su götürmez bir gerçekliktir. Aynı şekilde yapay zekânın insana özgü olan toplum içerisinde yaşama kabiliyetine<a href="#_ftn40" name="_ftnref40">[40]</a> de sahip olmadığı düşünülmektedir. Bu görüş kapsamında yapay zekânın kişiliğinin reddedilmesinin akabinde, ileri sürülen çözümleri birkaç başlık altında değerlendirebiliriz. </p><p> </p><p>Görüşün savunucularından bazıları yapay zekânın <em>eşya</em> olarak değerlendirilmesini ileri sürmektedirler. Buna göre yapay zekânın herhangi bir alet gibi bir kimsenin eşyası olarak kabul edilmesi ve bu doğrultuda kişilik atfedilmesinden ziyade bir gerçek ya da tüzel kişiliğin mülkiyetinde yer alması gerektiği savunulmaktadır<a href="#_ftn41" name="_ftnref41">[41]</a>. Kanaatimizce bu görüş günümüzde artık dayanağını yitirmektedir. Yapay zekâ eşya olarak nitelendirilebilecek kadar basit bir alet olarak kalmamış, gelişimini hala sürdürmektedir. Karşımıza çıkan ve örneklerini verdiğimiz birçok yapay zekâ türü insandan çok daha hızlı bir şekilde öğrenebilme, iş bitirebilme, öngörülemeyecek bir hızda uyum sağlayabilme ya da zarar verebilme potansiyeline sahiptir. Satranç turnuvasında, satranç için özel olarak algoritmalarla geliştirilmiş bir yapay zekânın dünya satranç şampiyonunu yenmesi gibidir. Buna verilebilecek başka bir örnek ise Microsoft şirketinin Tay<a href="#_ftn42" name="_ftnref42">[42]</a> adını yapay zekâsı (chatbot), twitterda açmış olduğu hesap sebebiyle birkaç kullanıcıyla sohbet etmiştir. Etmiş olduğu sohbetler neticesinde ırkçı ve cinsiyetçi bir kimlik benimsemiştir<a href="#_ftn43" name="_ftnref43">[43]</a>. Bunu bir insandan daha hızlı olarak, milyonlarca örneği birkaç dakika içerisinde benimseyerek öğrendiklerini anlatan tweetler atabilmiştir. Tay’ın yaratıcıları bu yapay zekâyı tasarlarken böyle bir sonuç öngörememişlerdir. Yapay zekânın tasarımcısının bile henüz öngörmediği ya da öngörebilmesi mümkün dahi olmayan durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeple yapay zekânın bir kimsenin mülkiyetindeki basit bir eşya gibi değerlendirilmesi mümkün değildir, aksi yetersiz ve dayanaksız bir değerlendirme olacaktır<a href="#_ftn44" name="_ftnref44">[44]</a>.</p><p> </p><p>Yapay zekâya hukuki statü olarak kişilik atfedilmemesi gerektiğini savunan bir diğer görüşe göre, bu varlık <em>köle</em> olarak değerlendirilmelidir. Bu görüş eşya görüşünün dayanakları noktasından farklılaşarak, yapay zekâyı basit bir alet olarak nitelendirmemekle birlikte türcülük anlayışı gereği eşya statüsü dışında da herhangi bir statü sağlanamayacağını düşünmektedir<a href="#_ftn45" name="_ftnref45">[45]</a>. Bunun sebebi de yapay zekânın ne kadar ilerlemiş olursa olsun bir insan gibi olamayacağıdır. Görüşü destekleyenler varlığın ancak insanların kölesi olabileceğini savunmaktadırlar<a href="#_ftn46" name="_ftnref46">[46]</a>. Bunun sebebi ise insanlar tarafından üretilmiş olan bu varlıkların, geleneksel mülkiyet anlayışı çerçevesinde, her insanın ürettiğine sahip olma hakkına dayanarak köle olarak nitelendirilmesi gerektiği söylenmektedir. Nitekim insanlık tarihinin kanayan yarası olan kölelik anlayışının çağdaş hukuk sistemlerini terk etmiş olması üzerine böyle bir kurumu tekrar hukuk sistemlerine dahil etmek sakıncalı olacaktır. Geri dönülmek istenmeyen bir kavram açısından değerlendirme yapmak yanlış olacağı gibi, eşya statüsünü savunan görüşe ek bir gerekçe sunamadığı için, kanaatimizce kölelik görüşü de aynı gerekçelerle yetersiz bir değerlendirmedir.</p><ul><li><strong>b.b. Hukuki Kişiliğe İhtiyaç Olduğunu Kabul Eden Yaklaşımı</strong></li></ul><p>Gelişen teknolojiyle beraber, gelişmiş bilişsel tasarılarında günden güne hayata geçirildiği yenidünya düzeninde, yeni nesil yapay zekâ teknolojilerini de beraberinde getirmektedir. Hatırda her zaman tutulması gereken husus ise artık yapay zekâ basit bir alet ya da bir programın içerisinde bulunan, bilgisayarın içinde kalan ve sadece bilimkurgu filmlerinde karşımıza çıkan ürünler değillerdir. Yapay zekâ birçok cisimde somutlaşmış olarak karşımıza çıkmaktadır.</p><p> </p><p>Yapay zekâya hukuki bir statü olarak kişilik kazandırılmasını savunanlara göre, kişiliğin hukuki ve şekli yönü temel alınmakla birlikte, hukuk politikasıyla ve toplumla uyumlu hale getirilmesi halinde yapay zekânın da kişilik kazanabileceği öne sürülmektedir<a href="#_ftn47" name="_ftnref47">[47]</a>.</p><p> </p><p>Yapay zekâlara kişilik atfedilmesi görüşü üç temel noktadan hareket etmektedir. Bunlardan ilki, yapay zekânın kendine özgü teknik ve bilişsel özelliklere sahip olması sebebiyle vermiş olduğu zararlardan ötürü sorumluluğun tespitinin yapılabilmesi için kişilik tanınması gerekliliği ileri sürülmektedir. Bir diğeri ise günümüz yapay zekâlarının bilinen bilgisayar ve makinelere çok daha karmaşık yapılarda olması ve bunun getirisi olarak insansı özellikler taşıyabilen bir konuma hızla ilerlemesi neticesinde eşya hukukunun konusu olarak görmenin modern bilim ve hukuk anlayışıyla bağdaşmayacağının savunulmasıdır. Bir diğer gerekçe ise bu denli varlığını göz ardı edemeyeceğimiz bir olguyu artık yok saymak yerine onlara ilişkin düzenleme yaparak yaralarından faydalanmak ve bu faydaları daha da artırmanın daha doğru olacağıdır<a href="#_ftn48" name="_ftnref48">[48]</a>. Bunlara ek olarak yapay zekâya bu denli kişilik verilmesinin önemli bir adım olacağı, hukuki sorunlara bir çözüm olacağı için toplumda güveni ve huzuru artıracağı da ileri sürülmektedir<a href="#_ftn49" name="_ftnref49">[49]</a>.</p><p> </p><p>Bahsettiğimiz görüş ışığında yapay zekâya tanınacak olan kişilik statüsü için ele alınması gereken iki öneri vardır. Bunlardan ilki tüzel kişilik önerisi olmakla birlikte, diğeri Avrupa Parlamentosu’nun 27 Ocak 2017 tarihli yapay zekâ raporunda<a href="#_ftn50" name="_ftnref50">[50]</a> tanımlamış olduğu elektronik kişilik önerisidir.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>i. Tüzel Kişilik Önerisi</strong></p><p style="padding-left: 40px;">Yazımız kapsamında daha önceden ele aldığımız üzere kişilik kavramı hukuken yalnızca insanlara verilmiş statü değildir. Tüzel kişiliklere de kişilik statüsü, yıllarca çekingen yaklaşılmış olsa da, verilmiştir. Yapay zekâların bilişsel ve otonom yapıları sebebiyle gerçek kişi olarak değil fakat bir dernek ve vakıfta olduğu gibi güzel kişilik olarak değerlendirilebileceği düşünülmektedir<a href="#_ftn51" name="_ftnref51">[51]</a>. Yapay zekâ ile onu yaratan ya da yöneten kişi arasındaki ilişki tüzel kişiliklerin yönetim kurulu/müdürler kurulu ile üyelerinin arasındaki ilişkiye benzetilmektedir<a href="#_ftn52" name="_ftnref52">[52]</a>. Gerçek bir kişi ve eşya arasında özel bir statü atamak istenince yalnızca tüzel kişilikle işin içinden çıkılabilmektedir<a href="#_ftn53" name="_ftnref53">[53]</a>.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;">Yapay zekâlara kişilik tanınması söz konusu olduğunda, otonom fiillerinden dolayı şahsi sorumluluğuna gidebilmek için ayrı bir malvarlığı tahsis edilmesi gerekmektedir<a href="#_ftn54" name="_ftnref54">[54]</a>. Yapay zekâlara tüzel kişilik ve ayrı bir malvarlığı sağlanması durumunda, şahsına açılacak davalarda nasıl temsil edileceği gibi sorunları da beraberinde getirmektedir<a href="#_ftn55" name="_ftnref55">[55]</a>.</p><p style="padding-left: 40px;"><strong>ii. Elektronik Kişilik Önerisi</strong></p><p style="padding-left: 40px;">Avrupa Parlamentosu tarafından yayınlanmış olan devrim niteliğinde değerlendirilen rapora göre yapay zekânın hukuki statüsünün belirlenip belirlenmeyeceği, belirlenirse nasıl belirlenmesi gerektiği hususundaki tüm tartışmalara bambaşka bir bakış açısı getirilmiştir.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;">Avrupa Parlamentosu’nun 27 Ocak 2017 tarihli Robotik Tavsiye Raporuna göre yapay zekâlara kişilik verilmesi açısından öneri ve tavsiyeler yer almaktadır. Bu rapora göre yapay zekâlar hakkında en çok dikkat çeken öneri, yapay zekânın hukuki statüsünün elektronik kişilik olarak belirlenmesi gerektiği görüşüdür<a href="#_ftn56" name="_ftnref56">[56]</a>. Bahsi geçen yapay zekâlar ise daha gelişmiş olan robot kavramı ele alınmıştır. Raporda robotlara elektronik kişilik verilmesi ile, yol açmış oldukları zararlardan sorumlu tutulabilecekleri yönünde bir kişiliğe sahip olmalarının gerekliliği vurgulanmıştır<a href="#_ftn57" name="_ftnref57">[57]</a>. Bu zararların tazmini için robotların belirli gruplara ayrılması ve bunlara ilişkin olarak sigorta fonlarının oluşturulması gerektiği düzenlenmiştir<a href="#_ftn58" name="_ftnref58">[58]</a>. Robotların otonomi düzeylerinin artmasıyla yasal sorumluluklarının da artacağı belirtilmiştir<a href="#_ftn59" name="_ftnref59">[59]</a>.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;">Robot olan her bir yapay zekânın resmi bir sicile kaydedilmesi ve tazminat sorumluluğunun gündeme gelmesi halinde, daha önceden oluşturulmuş olan yapay zekâ varlıklarına özgü olan tazminat fonlarına başvurulması gerektiği önerilmiştir<a href="#_ftn60" name="_ftnref60">[60]</a>. Bu fonların da robotların sınıflarına göre düzenlenmesi, buna ek olarak sicile kaydedilmiş olan robotların bu sicil numarası ve fonlar aracılığıyla sorumluluğun sınırları ve katkıda bulunanların kayıt altına alınması tavsiye edilmiştir<a href="#_ftn61" name="_ftnref61">[61]</a>.</p><p> </p><p style="padding-left: 40px;">Avrupa Parlamentosunun yayınlamış olduğu bu tavsiye karar doğrultusunda, yapay zekâlar için hukuki bir statü belirlenmesi noktasındaki görüşünü belli etmekle birlikte gerçek kişi – tüzel kişi tartışmalarını bir kenara bırakarak ek bir üçüncü kişilik olarak “<em>elektronik kişilik</em>” önermesini de yapmıştır. Bu öneri ile eşya ve köle görüşleri tamamen tartışma dışında bırakılmakla birlikte; yapay zekâların insan ya da hayvan statüsünde değerlendirilemeyeceği fikrinden hareketle değerlendirme yapılmaktadır. Söz konusu rapor sorumluluk hukuku bağlamında da birçok sorunu çözüme kavuşturmayı amaçlamaktadır.</p><p> </p><hr /><p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> <a href="https://www.wikipedia.org/">https://www.wikipedia.org/</a> “<em>Yapay Zekâ</em>”. </p><p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Türk Dil Kurumu İnternet Sözlüğü, Kaynak: <a href="https://sozluk.gov.tr/">https://sozluk.gov.tr/</a></p><p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Yapay zekâ tanımı 1956 yılında ilk olarak John McCarthy tarafından ileri sürülmüştür.</p><p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> McCarthy, John, “From here to human-level AI”, Elsevier, 10 Ekim 2007, s. 1174-1182. Kaynak: <a href="https://doi.org/10.1016/j.artint.2007.10.009">https://doi.org/10.1016/j.artint.2007.10.009</a></p><p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> KARA KIÇILARSLAN, Seda, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü ve Hukuki Kişiliği Üzerine Tartışmalar”, Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi, Yıl 4, Sayı 2019/2, s.366</p><p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> KARA KIÇILARSLAN, Seda, “Yapay Zekâ”, s.366</p><p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> MARR, Bernand, “What Is Deep Learning AI? A Simple Guide With 8 Practical Examples” Ekim 2018. Kaynak: <a href="https://www.forbes.com/sites/bernardmarr/2018/10/01/what-is-deep-learning-ai-a-simple-guide-with-8-practical-examples/?sh=1b679a628d4b">https://www.forbes.com/sites/bernardmarr/2018/10/01/what-is-deep-learning-ai-a-simple-guide-with-8-practical-examples/?sh=1b679a628d4b</a> (E.T. 08.11.2022)</p><p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> BAK, Başak, “Medeni Hukuk Açısından Yapay Zekânın Hukuki Statüsü ve Yapay Zekâ Kullanımından Doğan Hukuki Sorumluluk”, Mayıs 2018, TAAD, Yıl 9, Sayı 35, s.213.</p><p><a href="#_ftnref9" name="_ftn9">[9]</a> MARR, Bernand, “Deep Learning”.</p><p><a href="#_ftnref10" name="_ftn10">[10]</a> SARI, Onur, “Yapay Zekânın Sebep Olduğu Zararlardan Doğan Sorumluluk”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı 147, 2020, s.268</p><p><a href="#_ftnref11" name="_ftn11">[11]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü” s.213.</p><p><a href="#_ftnref12" name="_ftn12">[12]</a>MARR, Bernand, “Deep Learning”; Aynı yönde bknz. Kaynak: <a href="https://www.lifestyleasia.com/ind/gear/tech/what-is-deep-learning-and-why-are-siri-cortana-and-google-using-it/">https://www.lifestyleasia.com/ind/gear/tech/what-is-deep-learning-and-why-are-siri-cortana-and-google-using-it/</a> (E.T. 08.11.2022)</p><p><a href="#_ftnref13" name="_ftn13">[13]</a> FENJIRO, Youssef, “Face Id: Deep Learning For Face Recognition”, Temmuz 2019. Kaynak: <a href="https://medium.com/@fenjiro/face-id-deep-learning-for-face-recognition-324b50d916d1">https://medium.com/@fenjiro/face-id-deep-learning-for-face-recognition-324b50d916d1</a> (E.T. 08.11.2022)</p><p><a href="#_ftnref14" name="_ftn14">[14]</a> MARR, Bernand, “Deep Learning”.</p><p><a href="#_ftnref15" name="_ftn15">[15]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.213.</p><p><a href="#_ftnref16" name="_ftn16">[16]</a> KARA KIÇILARSLAN, Seda, “Yapay Zekâ”, s.366</p><p><a href="#_ftnref17" name="_ftn17">[17]</a> CEYLAN, Tunç Furkan, “Yapay Zekâ Türleri Nelerdir? Yapay Zekânın Tarihçesi”, Mayıs 2020. Kaynak: <a href="https://www.novacore.com.tr/yapay-zeka-turleri-nelerdir-yapay-zekann-tarihcesi.html">https://www.novacore.com.tr/yapay-zeka-turleri-nelerdir-yapay-zekann-tarihcesi.html</a> (E.T. 08.11.2022)</p><p><a href="#_ftnref18" name="_ftn18">[18]</a> CEYLAN, Tunç Furkan, “Yapay Zekâ Türleri”.</p><p><a href="#_ftnref19" name="_ftn19">[19]</a> SİVRİKAYA, Erkut Kaya, “Sophia Kişi Midir?” Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt 25, Sayı 2, Dr. Ferit Hakan Baykal Armağanı, Aralık 2019, s.1255.</p><p><a href="#_ftnref20" name="_ftn20">[20]</a> CEYLAN, Tunç Furkan, “Yapay Zekâ Türleri”.</p><p><a href="#_ftnref21" name="_ftn21">[21]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.215.</p><p><a href="#_ftnref22" name="_ftn22">[22]</a> BAK, Başak/BOZKURT YÜKSEL, Armağan Ebru/YÜKSEL, Sera Reyhani/ASLANOVA, Kemale, Futurist Hukuk, Aristo Yayınları, 3. Baskı, 2018, s.11.</p><p><a href="#_ftnref23" name="_ftn23">[23]</a> DÜLGER, Murat Volkan, “Yapay Zekâlı Varlıkların Hukuk Dünyasına Yansıması, Bu Varlıkların, hukuki Statüleri Nasıl Belirlenmeli?” Terazi Hukuk Dergisi, Cilt 13, Sayı 142, Haziran 2018, s.84.</p><p><a href="#_ftnref24" name="_ftn24">[24]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.217</p><p><a href="#_ftnref25" name="_ftn25">[25]</a> OĞUZMAN, Kemal/SELİÇİ, Özer/OKTAY ÖZDEMİR, Saibe, Kişiler Hukuku Gerçek ve Tüzel Kişiler, Filiz Kitabevi, 20 Baskı, Ekim 2021, s.2.</p><p><a href="#_ftnref26" name="_ftn26">[26]</a> OĞUZMAN, SELİÇİ, OKTAY ÖZDEMİR, Kişiler Hukuku, s.289.</p><p><a href="#_ftnref27" name="_ftn27">[27]</a> DURAL, Mustafa/ÖĞÜZ, Tufan, Türk Özel Hukuku Cilt II Kişiler Hukuku, Filiz Kitabevi, 9. Baskı, 2009, s.5.</p><p><a href="#_ftnref28" name="_ftn28">[28]</a> DURAL/ÖĞÜZ, Kişiler Hukuku, s. 8; KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 372.</p><p><a href="#_ftnref29" name="_ftn29">[29]</a> OĞUZMAN, SELİÇİ, OKTAY ÖZDEMİR, Kişiler Hukuku, s.297.</p><p><a href="#_ftnref30" name="_ftn30">[30]</a> DOĞAN, Erdem, Yapay Zekânın Hukuki Statüsü ve Sorumluluğu, Seçkin Yayıncılık, 1. Baskı, Mayıs 2022, s. 174.</p><p><a href="#_ftnref31" name="_ftn31">[31]</a> ASARO, Peter, “Robots and Responsibility from a Legal Perspective”, Haziran 2007, s.3. Kaynak: <a href="https://peterasaro.org/writing/ASARO%20Legal%20Perspective.pdf">https://peterasaro.org/writing/ASARO%20Legal%20Perspective.pdf</a> (E.T. 29.11.2022); DOĞAN, Erdem, Yapay Zekâ, s.175.</p><p><a href="#_ftnref32" name="_ftn32">[32]</a> KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 377.</p><p><a href="#_ftnref33" name="_ftn33">[33]</a> DOĞAN, Erdem, Yapay Zekâ, s.176.</p><p><a href="#_ftnref34" name="_ftn34">[34]</a> BACAKSIZ, Pınar/ SÜMER, Seda Yağmur, Robotlar, Yapay Zekâ ve Ceza Hukuku, Adalet Yayınları, 1. Baskı, Nisan 2021, s. 138.</p><p><a href="#_ftnref35" name="_ftn35">[35]</a> DOĞAN, Erdem, Yapay Zekâ, s.178.</p><p><a href="#_ftnref36" name="_ftn36">[36]</a> KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 373.; ZIMMERMAN, Evan, “Machine Minds: Frontiers in Legal Personhood”, Şubat 2015, s.36. Kaynak: <a href="https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2563965">https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2563965</a> (E.T. 30.11.2022)</p><p><a href="#_ftnref37" name="_ftn37">[37]</a> KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 374.</p><p><a href="#_ftnref38" name="_ftn38">[38]</a> SOLUM, Lawrence, “Legal Personhood for Artificial Intelligence”, Mart 2008, s.1275. Kaynak: <a href="https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=1108671">https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=1108671</a> (E.T. 30.11.2022)</p><p><a href="#_ftnref39" name="_ftn39">[39]</a> KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 375.</p><p><a href="#_ftnref40" name="_ftn40">[40]</a> KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 376; BACAKSIZ/SÜMER, Robotlar, Yapay Zekâ, s. 136.</p><p><a href="#_ftnref41" name="_ftn41">[41]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.217; KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 378.;</p><p><a href="#_ftnref42" name="_ftn42">[42]</a> <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Anasayfa">https://tr.wikipedia.org/wiki/Anasayfa</a> “<em>Tay (Bot)</em>”</p><p><a href="#_ftnref43" name="_ftn43">[43]</a> PEREZ, Sarah, “Microsof Silences Its New A.I. Bot Tay, After Twitter Users Teach It Reacism”, Mart 2016.</p><p><a href="#_ftnref44" name="_ftn44">[44]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.218.</p><p><a href="#_ftnref45" name="_ftn45">[45]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü”, s.218.; KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 378.; ALEXANDRE, Maia, “The Legal Status of Artificiallt Intelligent Robots”, Haziran 2017, s.16. Kaynak: doi: 10.2139/ssrn.2985466 (E.T. 01.12.2022)</p><p><a href="#_ftnref46" name="_ftn46">[46]</a> BOZKURT YÜKSEL/BAK, Futurist Hukuk, s. 18.</p><p><a href="#_ftnref47" name="_ftn47">[47]</a> DOĞAN, Erdem, Yapay Zekâ, s.190.</p><p><a href="#_ftnref48" name="_ftn48">[48]</a> SOLUM, Lawrence, “Legal Personhood for Artificial Intelligence”, s.1252; BACAKSIZ/SÜMER, Robotlar, Yapay Zekâ, s. 145.</p><p><a href="#_ftnref49" name="_ftn49">[49]</a> ZIMMERMAN, Evan, “Machine Minds: Frontiers in Legal Personhood”, Şubat 2015, s. 431.</p><p><a href="#_ftnref50" name="_ftn50">[50]</a> Report With Recommendations To The Commission On Cıvıl Law Rules On Robotics, European Parliament, Kaynak: <a href="https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/TA-8-2017-0051_EN.html">https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/TA-8-2017-0051_EN.html</a> (E.T. 03.12.2022)</p><p><a href="#_ftnref51" name="_ftn51">[51]</a>Doktrinde bu doğrultuda Emre BAYRAMLIOĞLU, yapay zekâlara şirketler gibi bağımsız bir kişi ve eşya arasında bir statü verilebileceğini savunmuştur. BAYRAMLIOĞLU, Emre, “Akıllı Yazılımlar ve Hukuki Statüsü Yapay Zekâ ve Kişilik Üzerine Bir Deneme”, Uğur Alacakaptan’a Armağan, Cilt 2, İstanbul, 2008, s. 138.</p><p><a href="#_ftnref52" name="_ftn52">[52]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü” s.219.</p><p><a href="#_ftnref53" name="_ftn53">[53]</a> BAYRAMLIOĞLU, Emre, “Akıllı Yazılımlar”, s. 138.</p><p><a href="#_ftnref54" name="_ftn54">[54]</a> AKKURT Sinan Sami, “Yapay Zekânın Otonom Davranışlarından Kaynaklanan Hukuki Sorumluluk”, Sayıştay Dergisi, Ankara 2019, Sayı 13, s.45.</p><p><a href="#_ftnref55" name="_ftn55">[55]</a>AKKURT Sinan Sami, “Hukuki Sorumluluk”, s.46.</p><p><a href="#_ftnref56" name="_ftn56">[56]</a> KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 380.</p><p><a href="#_ftnref57" name="_ftn57">[57]</a> BAK, Başak, “Yapay Zekânın Hukuki Statüsü” s.220.</p><p><a href="#_ftnref58" name="_ftn58">[58]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.258.</p><p><a href="#_ftnref59" name="_ftn59">[59]</a> ÖZKAN ŞAHİN, Gizem/ŞAHİN, Çağatay, “Yapay Zekâlı Varlıklara Elektronik Kişilik Modeli Tanınmasına İlişkin Eurobotıcs Raporu ve Fikri Mülkiyet Sorunu Bağlamında Meseleye Yaklaşım”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 11, Sayı 1, Şubat 2022, s.119. </p><p><a href="#_ftnref60" name="_ftn60">[60]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.258.; KARA KIÇILARSLAN, “Yapay Zekâ”, s. 380.</p><p><a href="#_ftnref61" name="_ftn61">[61]</a> SARI, Onur, “Sorumluluk”, s.258.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1a30a97 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1a30a97" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6fc451b" data-id="6fc451b" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-360b397 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="360b397" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Yazının PDF formatı için: </strong> <a href="http://ulkersimsek.av.tr/wp-content/uploads/2023/03/YAPAY-ZEKA-VE-KISILIK-KAVRAMI-Ulker-Simsek-Law-Office.pdf" target="_blank" rel="noopener">YAPAY ZEKÂ VE KİŞİLİK KAVRAMI &#8211; Ülker Şimşek Law Office</a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/yapayzekavekisilikkavrami/">Yapay Zeka Ve Kişilik Kavramı</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2023 Yılında Tüketici Mahkemelerine Başvurularda Uyulması Zorunlu Parasal Sınır ve Tüketici Hukuku İhlalleri İçin Öngörülen İdari Para Cezaları %122,93 Oranında Artırıldı.</title>
		<link>https://ulkersimsek.av.tr/2023-yilinda-tuketici-mahkemelerine-basvurularda-uyulmasi-zorunlu-parasal-sinir-ve-tuketici-hukuku-ihlalleri-icin-ongorulen-idari-para-cezalari-293-oraninda-artirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkersimsek]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2022 11:21:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[2023 Parasal Sınır]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketici Hakem Heyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulkersimsek.av.tr/?p=1552</guid>

					<description><![CDATA[<p>A. TÜKETİCİ MAHKEMELERİNE BAŞVURU İÇİN ÖNGÖRÜLEN PARASAL SINIR ARTIRILDI.  Günlük hayatta tüketici olarak birçok işlem yapılmakta ve bu işlemlere karşı farklı farklı uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.   Yargılama süreleri dikkate alındığında tüketicilerin haklarına daha hızlı ulaşabilmesi ve hak mağduriyetlerine hızlıca son verilmesi adına Tüketici Hakem Heyetleri oluşturuldu. Tüketiciler, satıcılar ve/ veya sağlayıcılara karşı taleplerini bu heyete [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/2023-yilinda-tuketici-mahkemelerine-basvurularda-uyulmasi-zorunlu-parasal-sinir-ve-tuketici-hukuku-ihlalleri-icin-ongorulen-idari-para-cezalari-293-oraninda-artirildi/">2023 Yılında Tüketici Mahkemelerine Başvurularda Uyulması Zorunlu Parasal Sınır ve Tüketici Hukuku İhlalleri İçin Öngörülen İdari Para Cezaları %122,93 Oranında Artırıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="1552" class="elementor elementor-1552">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1290f3f elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1290f3f" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-e6c739c" data-id="e6c739c" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-382e704 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="382e704" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #000000;"><strong>A. TÜKETİCİ MAHKEMELERİNE BAŞVURU İÇİN ÖNGÖRÜLEN PARASAL SINIR ARTIRILDI. </strong></span></span></p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4018464 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4018464" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Günlük hayatta tüketici olarak birçok işlem yapılmakta ve bu işlemlere karşı farklı farklı uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.</p><p> </p><p>Yargılama süreleri dikkate alındığında tüketicilerin haklarına daha hızlı ulaşabilmesi ve hak mağduriyetlerine hızlıca son verilmesi adına Tüketici Hakem Heyetleri oluşturuldu. Tüketiciler, satıcılar ve/ veya sağlayıcılara karşı taleplerini bu heyete başvurarak iletebilmekte ve hak mağduriyetine son verilmesini isteyebilmektedirler. Bu sayede aynı zamanda yargı erklerinin iş yükü de azaltılmıştır.</p><p> </p><p>Ancak kanun koyucu belirli bir parasal sınırın üzerinde olan uyuşmazlıklarda tüketiciye doğrudan Tüketici Mahkemelerine başvurmayı zorunlu kılmıştır. Böylelikle belirli bir parasal sınırın üzerinde olan uyuşmazlıkların yargılamayı gerektiğini kabul etmektedir. Bu parasal sınır her takvim yılının başında yeniden belirlenmektedir.</p><p> </p><p>Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 16 Aralık 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ‘’6502 SAYILI TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUNUN 68 İNCİ VE TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ YÖNETMELİĞİNİN 6 NCI MADDELERİNDE YER ALAN PARASAL SINIRLARIN ARTIRILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ’’ uyarınca söz konusu sınırlar 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere %122,93 oranında artırılarak yeniden belirlenmiştir.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-f1f2493 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f1f2493" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: #000000; letter-spacing: normal; text-align: justify;"><strong><span style="color: #808080;">2023 Yılı Tüketici Hakem Heyetine Başvurularda Parasal Üst Sınır Nedir?</span></strong></p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-0cd63d0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="0cd63d0" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>2022 yılı için 30.000 TL olan parasal sınır söz konusu tebliğ uyarınca %122,93 oranında artırılmıştır. Bu kapsamda 2023 yılı için yapılacak başvurularda değeri <strong>66.000 TL</strong> altında bulunan uyuşmazlıklar Tüketici Hakem Heyetine konu olacakken; bu değerin üzerindeki uyuşmazlıklar ise Tüketici Mahkemelerinde görülecektir.</p><p> </p><p>Resmi gazete ilanı için <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/12/20221216-6.htm" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-0a25593 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="0a25593" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><span style="text-decoration: underline; color: #000000;"><strong>B. </strong></span><span style="color: #000000;"><strong><u>TÜKETİCİ HUKUKU İHLALLERİ İÇİN ÖNGÖRÜLEN İDARİ PARA CEZALARI ARTTIRILDI</u></strong></span></p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4e3bcc4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4e3bcc4" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Kanun koyucu tüketicileri korumak amacıyla satıcılara ve/ veya sağlayıcılara bir takım yükümlülükler getirmiş, bu yükümlülüklere uymamaları halinde ise idari para cezaları öngörmüştür.</p><p> </p><p>6502 Sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkında Kanun’un ‘’Ceza Hükümleri’’ başlıklı 77. maddesinde düzenlenen idari para cezaları da 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 2022 yılı için yeniden değerleme oranı olarak ilan edilen % 122,93 oranında artırılarak uygulanacaktır.</p><p> </p><p>Bu kapsamda, Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan “6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 77 nci Maddesine Göre 2023 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ” 16 Aralık 202022 tarihinde Resmi Gazete yayımlanmıştır.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-cc8b2fe elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cc8b2fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p style="padding-left: 40px;"><strong>Genel Esasların İhlali:</strong></p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;">6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen sözleşmeler ile bilgilendirmelerin on iki punto büyüklüğünde düzenlenmemesi, düzenlenen sözleşmelerin bir örneğinin tüketicilere verilmemesi, sözleşmelerde öngörülen koşulların sözleşme süresi içinde tüketiciler aleyhine değiştirilmesi, tüketicilerden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin sözleşmenin eki olarak tüketicilere verilmemesi, teşhir edilen bir mal veya hizmetin haklı bir sebep olmaksızın tüketicilere satışından kaçınılması, sipariş edilmeyen mal veya hizmetlerin tüketicilere gönderilmesi veya sunulmasına ilişkin hükümleri ihlal edenler hakkında her bir işlem başına, 1.371 TL idari para cezası uygulanacaktır.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>Üyelik Aidatı Olmayan Kredi Kartı, Tüketici Kredisi ve Konut Finansmanı Sözleşmeleri:</strong></p><p style="padding-left: 40px;"><strong> </strong></p><p style="padding-left: 40px;">Tüketicilere aidat ödemesi bulunmayan kredi kartı sunulmaması halinde ilgili kuruluşlara uygulanacak idari para cezası miktarı 34.713.433 TL’ye yükseltilmiştir. Tüketici kredisi ve konut finansmanı sözleşmelerinde, Kanunun cayma hakkı, faiz oranı, erken ödeme, temerrüt, hükümlerini ihlal eden, ayrıca tüketicilere kredi kullanma karşılığı olarak haksız ve yersiz sigorta, ücret ve masraf talep eden kredi verenlere her bir aykırı işlem için 6.928 TL idari para cezası uygulanacaktır.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>Fiyat Etiketi ve Fiyat Listeleri:</strong></p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;">Perakende işletmelerde satışa arz edilen malların fiyat etiketi ve fiyat listelerine ilişkin olarak tüketicilerin tam ve doğru bilgilendirilmesi için belirlenen yasal yükümlülüklere uyulmaması durumunda her bir aykırılık için 1.371 TL idari para cezası uygulanacaktır.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>Tüketicileri Aldatıcı Reklamlar:</strong></p><p style="padding-left: 40px;"><strong> </strong></p><p style="padding-left: 40px;">Aldatıcı ve yanıltıcı ticari reklamlar ve haksız ticari uygulamalar için idari para cezaları, aykırılık yerel düzeyde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmişse 69.411 TL, ülke genelinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığıyla gerçekleşmişse 1.388.526 TL olarak uygulanacaktır. Söz konusu aykırılık, ülke genelinde süreli yayın aracılığıyla yapılmışsa 694.263 TL, ülke genelinde yayın yapan radyo ve internet aracılığıyla gerçekleşmişse 347.128 TL, yerel düzeyde radyo ve kısa mesaj veya diğer mecralar aracılığıyla yapılmışsa 34.701 TL idari para cezası uygulanacaktır.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>Garanti Belgesi ve Türkçe Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu:</strong></p><p style="padding-left: 40px;"><strong> </strong></p><p style="padding-left: 40px;">Garanti belgesinin ve Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzunun, düzenlenmemesi ya da eksik düzenlenmesi ile yasal düzenlemelere aykırı uygulamalar nedeni ile üretici ve ithalatçıya uygulanacak ceza miktarı ve garanti belgesinin ve Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzunun tüketiciye hiç veya mevzuata uygun şekilde teslim edilmemesi halinde satıcıya 1.371 TL idari para cezası uygulanacaktır.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>Belge Alma Yükümlülüğünün İhlali:</strong></p><p style="padding-left: 40px;"><strong> </strong></p><p style="padding-left: 40px;">Tüketicilerle iş yeri dışında kurulan sözleşme yapabilmek için Ticaret İl Müdürlüğü’nden yetki belgesi almayan satıcılar ile aynı şekilde Ticaret Bakanlığı’ndan alınması gereken satış sonrası hizmet yeterlilik belgesini almayan üretici ve ithalatçılara 694.259 TL idari para cezası uygulanacaktır.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>Ön Ödemeli Konut Sözleşmeleri:</strong></p><p style="padding-left: 40px;"><strong> </strong></p><p style="padding-left: 40px;">Ön ödemeli konut satış sözleşmelerine ilişkin hükümlere aykırı her bir sözleşme veya işlem başına 6.928 TL idari para cezası uygulanacaktır. Teslim edilmeyen konut başına ceza miktarı ise 138.843 TL olarak belirlenmiştir. Yapı ruhsatı almadan tüketicilere ön ödemeli olarak konut satışı yapanlara 694.259 TL; teminat sağlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen satıcılara ise 3.471.329 TL idari para cezası uygulanacaktır.</p><p style="padding-left: 40px;"> </p><p style="padding-left: 40px;"><strong>Devre Tatil Sözleşmeleri:</strong></p><p style="padding-left: 40px;"><strong> </strong></p><p style="padding-left: 40px;">Devre tatil sözleşmelerine ilişkin hükümlere aykırılık halinde sözleşme veya işlem başına 7.802 TL idari para cezası uygulanacaktır. 01.04.2022 tarihli ve 31796 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7392 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi ile 6502 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 3 kapsamında, 6502 sayılı Kanun’un söz konusu değişiklikten önceki düzenlemelerine göre idari para cezası uygulanması gereken durumlarda uygulanacak idari para cezaları da yeniden değerleme oranında artırılmıştır.</p><p> </p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b832eca elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b832eca" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Resmi gazete ilanı için <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/12/20221216-7.htm" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p><p>Kaynak: <a href="https://tuketici.ticaret.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">https://tuketici.ticaret.gov.tr/</a></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/2023-yilinda-tuketici-mahkemelerine-basvurularda-uyulmasi-zorunlu-parasal-sinir-ve-tuketici-hukuku-ihlalleri-icin-ongorulen-idari-para-cezalari-293-oraninda-artirildi/">2023 Yılında Tüketici Mahkemelerine Başvurularda Uyulması Zorunlu Parasal Sınır ve Tüketici Hukuku İhlalleri İçin Öngörülen İdari Para Cezaları %122,93 Oranında Artırıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüklenicinin Genel Bildirim Yükümlülüğü</title>
		<link>https://ulkersimsek.av.tr/yuklenicinin-genel-bildirim-yukumlulugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkersimsek]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2022 11:07:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[eser sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar yükümlülüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yeni.ulkersimsek.av.tr/?p=1107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özet Eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde işsahibinin yükleniciye yöneltebileceği hak ve talepler, Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dâhilinde 112 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olmakla birlikte, işsahibinin bu hak ve talepleri yükleniciye yöneltebilmesi için kural olarak borcun muaccel olması ve yüklenicinin belirlenen vadede eseri teslim etmemiş olması, yani temerrüde düşmüş [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/yuklenicinin-genel-bildirim-yukumlulugu/">Yüklenicinin Genel Bildirim Yükümlülüğü</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="1107" class="elementor elementor-1107">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-25fb178 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="25fb178" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-9b10b0e" data-id="9b10b0e" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-4987fc4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4987fc4" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>Özet <br /><br /></strong><em>Eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde işsahibinin yükleniciye yöneltebileceği hak ve talepler, Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dâhilinde 112 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olmakla birlikte, işsahibinin bu hak ve talepleri yükleniciye yöneltebilmesi için kural olarak borcun muaccel olması ve yüklenicinin belirlenen vadede eseri teslim etmemiş olması, yani temerrüde düşmüş olması gerekmektedir.  </em></p><p><em><br />Bununla birlikte, yüklenicinin temerrüdünün kabul edilmesi için ifanın imkansız hale gelmemiş, henüz ifada bulunulmamış, <strong><u>gecikmeyi haklı kılan bir başka bir sebep bulunmamış olması gerekmektedir</u></strong>. <br /><br /></em><em>Olası gecikmelere karşı yüklenicinin özen borcu kapsamında ihbar yükümlülüğünü yerine getirmesi ise çok önemli bir yer tutmaktadır. </em></p><ol><li><strong>Yüklenicinin Genel İhbar Yükümlülüğü </strong></li></ol><p>TBK m. 471/1’de <em>“yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır”</em> denilmek sureti ile, eser meydana getirme borcu ile bağlantılı olarak yükleniciye özenli olarak iş görme yükümü yüklenmiştir. Özen borcu iş sahibi ile yüklenici arasındaki güven ilişkisinin doğal sonucu olarak ortaya çıkmaktadır[1].<br /><br /></p><p>Özen borcu, diğer borçlardan farklı olarak, genel bir niteliğe sahip olup, yüklenici sözleşmeden doğan diğer yükümlerini yerine getirirken de özen borcuna uymak zorundadır. Başka bir ifadeyle yüklenici, sözleşmenin her aşamasında ve yerine getirmesi gereken borçların tamamında işini özenle yapmalıdır.  Yüklenici, malzeme seçiminde, işi kendisi yapma veya kendi gözetiminde yaptırma borcunda, bildirim yükümlülüğünde, işe belirlenen veya belirlenmese bile makul sürede başlamada ve teslime kadar geçen sürede özenli davranmak zorundadır.<br /><br /></p><p>Bununla birlikte, özen borcunun, yüklenicinin asli edim yükümlülüğü mü, yoksa asli edimin ifasına hizmet eden ve asli edimden bağımsız niteliği bulunmayan bir yan yükümlülük mü olduğu hususu tartışmalı ise de, genel eğilim uyarınca özen borcunun asli bir edim yükümlülüğü olmadığı, yan yükümlülük olduğu yönündedir. Yargıtay tarafından da inşaat sözleşmesi kapsamında özen borcu, ana borcun yanında yan borç olarak kabul edilmektedir[2].<br /><br /></p><p>Yüklenicinin özen borcunun ölçütü ise, TBK’nın 471/II. maddesinde; <em>“yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır”</em> denilmek sureti ile yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde <em>“mesleki ve teknik kurallar”</em> ve <em>“basiretli bir yüklenici”</em> kıstaslarının esas alınacağı hükme bağlamıştır.<br /><br /></p><p>TBK’nun 472/III. maddesinde yüklenicin genel ihbar borcu ise <em>“Eser meydana getirilirken, iş sahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.”</em> denilmek suretiyle ortaya konulmuştur.<br /><br /></p><p>Bu kapsamda, inşaatın yapımı sırasında, inşaatın zamanında teslimini tehlikeye sokan bir durumun ortaya çıkması halinde yükleniciye ihbarda bulunma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülük, yüklenicinin özen borcunun bir sonucudur[3].</p><ol start="2"><li><strong> İhbarın Şekli ve Süresi</strong></li></ol><p>Yüklenicinin özen yükümlülüğü kapsamında yapması gereken bu bildirim, herhangi bir şekil şartına tabi olmamakla birlikte, yüklenicinin, bildirimi derhal, yani vakit kaybetmeksizin yapması gerektiği kabul edilmektedir[4].<br /><br /></p><p>Derhal ibaresinden anlaşılması gereken, yüklenicinin ihbarda bulunma imkanının bulunduğu an olmalıdır.<br /><br /></p><p>İhbar herhangi bir şekle tabi olmamakla birlikte, ispat hukuku açısından, ihbarın, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak, ihbarın işsahibinin hakimiyet alınana girecek şekilde yapıldığının ortaya konulması gerekmektedir. Bu açıdan ihbarın noter vasıtası ile veya iadeli taahhütlü mektup ile yazılı olarak yapılmasının faydalı olacağı tartışmasızdır.<br /><br /></p><p><strong>SONUÇ<br /><br /></strong></p><p>            Yüklenicinin kusurundan kaynaklanmayan sebepler ile inşaatın teslimlinde gecikme yaşanması halinde, Yargıtay içtihatları ile de benimsendiği üzere[5], bu sebeple geçen sürenin teslim süresine eklenmesi suretiyle fiili teslim tarihinin belirlenmesi gerekmektedir.<br /><br /></p><p>            Konunun yargıya taşınması halinde ise, bu sebeplerin gerçekten inşaatın tesliminde gecikmeye sebebiyet verip vermeyeceği ve gecikmede yüklenicinin kusurunun bulunup bulunmadığı alanında uzman bilirkişiler tarafından, somut olayın koşulları dikkate alınarak belirlenecektir.<br /><br /></p><p>            Ancak, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklenicinin genel ihbar yükümlülüğü kapsamında bu durumun işsahibine derhal bildirilmemiş olması halinde,   bu durumun teslimdeki gecikme için bir gerekçe olarak ileri sürülemeyebileceğinin yükleniciler tarafından göz önünde bulundurulmasının,  <em>“basiretli yüklenici” </em>sıfatı uyarınca ispata elverişli olacak şekilde inşaatın tesliminde yaşanabilecek gecikmelerin işsahibine derhal bildirilmesinin, ileride ortaya çıkabilecek hak kayıplarının önüne geçmek için elzem olduğu görülmektedir.<br /><br /></p><p>[1] KOCAAĞA, Köksal, İnşaat Sözleşmesi, Ankara, 2014, s. 95.</p><p>[2] <em>“İnşaat yapım sözleşmelerinde yüklenicinin ana borçları; bir inşaat (eser) meydana getirme ve bu eseri iş sahibine teslim etme borçlarıdır. Bu iki ana borçtan doğan ve bu borçların akde uygun surette ifasını sağlayan diğer birtakım yan borçlar da iş görme ediminin iyi surette ifası, eserin akde uygun olarak hazırlanması ile ilgili olarak işi sadakat ve özenle yapma borcu, araç ve gereçlerle malzemeye dair borçlar, genel ihbar yükümlülüğü, işe zamanında başlamak ve devam etmek borcu ile teslim borcuna bağlı olan, ondan çıkan önemli bir borç olan ayıba karşı takeffül borcudur.”</em> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/23-724, K. 2016/168, T. 24.02.2016; Aynı yönde bkz: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/10958, K. 2016/3398, T. 2.6.2016</p><p>[3] GÖKYAYLA, Emre, Eser Sözleşmesinde Ek iş ve İş Değişikliği, İstanbul, 2009, s. 164.</p><p>[4] GÖKYAYLA, s. 165.</p><p>[5] Yargıtay 23. Hukuk Dairesi; E. 2013/6888, K. 2014/918, T. 11.2.2014</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/yuklenicinin-genel-bildirim-yukumlulugu/">Yüklenicinin Genel Bildirim Yükümlülüğü</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasal Önalım Hakkı ve Bu Hakkın Kullanılması</title>
		<link>https://ulkersimsek.av.tr/yasal-onalim-hakki-ve-bu-hakkin-kullanilmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkersimsek]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2022 10:51:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[yasal önalım hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yeni.ulkersimsek.av.tr/?p=1100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yasal önalım hakkı, Türk Medeni Kanunu’nun 732. maddesinde “Devir Hakkının Kısıtlamaları” başlığı altında hükme bağlanmıştır. İlgili hükme göre: “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.” Paylı mülkiyette bir paydaşın, taşınmaz maldaki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer paydaş veya [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/yasal-onalim-hakki-ve-bu-hakkin-kullanilmasi/">Yasal Önalım Hakkı ve Bu Hakkın Kullanılması</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="1100" class="elementor elementor-1100">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-65aa324 elementor-section-full_width elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="65aa324" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-d20bdc7" data-id="d20bdc7" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-a537fa9 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="a537fa9" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong><em>Yasal önalım hakkı,</em></strong> Türk Medeni Kanunu’nun 732. maddesinde “<em>Devir Hakkının Kısıtlamaları</em>” başlığı altında hükme bağlanmıştır. İlgili hükme göre:</p><p> </p><p>“<em>Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.”</em></p><p> </p><p>Paylı mülkiyette bir paydaşın, taşınmaz maldaki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer paydaş veya paydaşların açacakları dava üzerine verilecek kararla onlara bu payı aynı şartlarda, <strong>öncelikle</strong> satın alma ve mülkiyetini kazanma imkânı veren, kanundan doğan, eşyaya bağlı olan bir haktır. Hakkın kullanılması yenilik doğuran bir dava ile mümkün kılınmıştır.</p><p> </p><p>Yasal önalım hakkı paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda <strong>kendiliğinden kanundan doğar</strong> ve payın üçüncü bir kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Hakkın doğması ve kullanılması için tapu siciline şerh edilmesine gerek yoktur.</p><p> </p><p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/7286 E. 2017/3070 K. sayılı 17.04.2017 tarihli kararında yer verilen ifadelere göre:</p><p> </p><p><em>“Uyuşmazlık: dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazda paydaş olmayan davalının yargılama aşamasında başka hisse almak suretiyle paydaş konumuna gelmesi halinde eldeki davanın dinlenip dinlenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere; önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma hakkına veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.”</em></p><p> </p><p>Yasal önalım hakkı, <strong>paya bağı bir haktır</strong>. Bu hak pay sebebiyle elde edilir; pay kimin mülkiyetine geçerse hak da onun tarafından kullanılabilecektir. Paydaşların önalım hakkını kullanmaması halinde yapılan satış geçerli olarak varlığını sürdürecektir.</p><ul><li><strong>YASAL ÖNALIM HAKKININ KULLANIMININ ŞARTLARI</strong></li></ul><p>Yasal önalım hakkının doğabilmesi için gerekli olan belirli şartlar vardır. Bu şartlardan ilki yasal önalım hakkının yalnızca <strong>paylı m</strong><strong>ülkiyete tabi taşınmazlarda söz konusu</strong> olmasıdır. Elbirliği mülkiyet ya da kat mülkiyeti gibi (paylı mülkiyet dışında kalan hususlarda) mülkiyet çeşitlerinde önalım hakkı uygulanmayacaktır.</p><p>Bir diğer şart ise yasal önalım hakkı taşınmaz üzerinde bulunan <strong>mülkiyet payının tamamen ya da kısmen satılması hali</strong>nde gündeme gelebilecektir. Herhangi bir satılma tehlikesi gibi durumlarda bu hakkın kullanılması mümkün olmayacaktır.</p><p>Yasal önalım hakkının kullanılabilmesi için gerçekleşmesi gereken son şart ise bu <strong>pay satışının üçüncü kişilere yapılması halinde</strong> bu üçüncü kişi olan alıcıya karşı sadece hak sahibi olan paydaş tarafından önalım hakkının dava yoluyla kullanılabilecek olmasıdır. Ayrıca önalım hakkı, payı satın alan üçüncü kişilere karşı kullanılır. Paydaşın diğer bir paydaş aleyhine önalım davası açma hakkı yoktur.</p><p>Yasal önalım hakkının kullanılabilmesi için bahsi geçen bütün şartların varlığını koruması gerekmektedir. Bu hak kanun tarafından verildiği için hakkın kullanılabilmesi herhangi önalım şartı bulunan bir sözleşmenin yapılmış olmasına bağlı değildir. Yasal önalım hakkı Türk Medeni Kanununda düzenlendiği üzere alıcıya karşı dava açmak suretiyle kullanabilmektedir.</p><p> </p><ul><li><strong>ÖNALIM DAVALARINDA HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER</strong></li></ul><p>Yapılan satış, ilgili yasal düzenlemelerde yer aldığı üzere (TMK 733) alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmek zorundadır.</p><p> </p><p><strong><em>TMK 733. Madde 2. Cümle</em></strong><em> Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer.</em></p><p> </p><p>Bu bildirimin önemi sürelerin başlangıcı açısından da büyüktür. Aynı düzenlemeye göre önalım hakkı satışın <strong>hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay</strong> ve <strong>herhalde satışın üzerinde iki yıl geçmekle düşer</strong>.</p><p> </p><p>Hak düşürücü sürelerin başlaması için öğrenme yeterli olmayacaktır. Alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla diğer paydaşlara bildirilmesi zorunludur.</p><p>Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/2251 E. 2018/5987 K. sayılı 26.09.2018 tarihli kararında, önalım hakkının kullanılmasında hak düşürücü süreler ise yukarıda bahsedilen hususlar doğrultusunda vurgulanmıştır:</p><p> </p><p><em>“TMK’nın 733. maddesi gereğince yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirdiği tarihin üzerinden üç ay ve herhalde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir. TMK’nın 733/3 maddesi gereğince üç aylık hak düşürücü sürenin başlaması için öğrenme yeterli olmayıp yapılan satışın, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi gerekir. Noter aracılılığıyla bildirimde bulunulmamışsa iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde önalım hakkına dayanılarak &#8230; iptali ve tescil istenebilir.”</em></p><ul><li><strong>ÖNALIM HAKKI YOLUYLA AÇILACAK DAVADA USUL</strong></li></ul><p>Bu dava sadece önalım hakkı sahibi tarafından açılabilecektir. Açılacak davada davalı payı devralan ve üzerine tescil edilen, alıcı, üçüncü kişidir. Alıcıya <strong>karşı dava açmak suretiyle</strong> yasal önalım hakkı kullanılabilecektir.</p><p> </p><p>Önalım davasında görevli mahkeme <strong>Asliye Hukuk Mahkemesi</strong> iken yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.</p><p> </p><p><strong><em>TMK Madde 734- </em></strong><em>Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkim tarafından belirlenen süre içinde hâkimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.</em></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/yasal-onalim-hakki-ve-bu-hakkin-kullanilmasi/">Yasal Önalım Hakkı ve Bu Hakkın Kullanılması</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Reklam Kurulu yaptırımlarına bir yenisi daha eklendi. 1 Ekim 2022 tarihi itibariyle Reklam Kurulu da &#8220;Erişim Engelleme Kararı&#8221; verebilecek.</title>
		<link>https://ulkersimsek.av.tr/reklam-kurulu-yaptirimlarina-bir-yenisi-daha-eklendi-1-ekim-2022-tarihi-itibariyle-reklam-kurulu-da-erisim-engelleme-karari-verebilecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ulkersimsek]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2022 09:22:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medya Danışmanlığı ve Reklam Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Erişim Engellenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[reklam hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[reklam kurulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marketifythemes.net/wp/tokyo/light/?p=144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyadaki gelişmelerle birlikte her geçen gün yeni alışkanlıkların, yeni uygulamaların da ortaya çıkması kaçınılmaz. Toplum düzenin korunabilmesi adına bu hızlı değişen, gelişen yeniliklere hukuk düzenin de uyum sağlaması gerekmekte ve bu kapsamda yeni düzenlemeler yayınlanmaktadır. Bir dönem oldukça popüler olan televizyon ve radyo yayınlarına son dönemlerde internetin de eklendiğini görüyoruz. Birçok şirket interneti tanıtım amacıyla [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/reklam-kurulu-yaptirimlarina-bir-yenisi-daha-eklendi-1-ekim-2022-tarihi-itibariyle-reklam-kurulu-da-erisim-engelleme-karari-verebilecek/">Reklam Kurulu yaptırımlarına bir yenisi daha eklendi. 1 Ekim 2022 tarihi itibariyle Reklam Kurulu da &#8220;Erişim Engelleme Kararı&#8221; verebilecek.</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="144" class="elementor elementor-144">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1b3f56a5 elementor-section-full_width elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1b3f56a5" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-186720a1" data-id="186720a1" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-1350a05d elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1350a05d" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Dünyadaki gelişmelerle birlikte her geçen gün yeni alışkanlıkların, yeni uygulamaların da ortaya çıkması kaçınılmaz. Toplum düzenin korunabilmesi adına bu hızlı değişen, gelişen yeniliklere hukuk düzenin de uyum sağlaması gerekmekte ve bu kapsamda yeni düzenlemeler yayınlanmaktadır.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-2deedc1b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2deedc1b" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Bir dönem oldukça popüler olan televizyon ve radyo yayınlarına son dönemlerde internetin de eklendiğini görüyoruz. Birçok şirket interneti tanıtım amacıyla kullanmakta ve bu tanıtımlar için ciddi yatırım yapmaktadırlar. Nitekim bunda özellikle son dönemde internetin tüketiciler nezdindeki yeri yadsınamaz. Birçok tüketici alışkanlığını değiştirerek herhangi bir ürün satın almadan önce mutlaka internet üzerinden araştırma yapmakta ve nihai kararını internette yaptığı araştırma sonuçlarına göre vermektedir.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-75aaa7e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="75aaa7e" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Tüketicilerin korunması için televizyon ve radyo üzerinden yapılan yayınlara ilişkin farklı düzenlemeler mevcut. Ancak internet üzerinden yapılan yayınların da tıpkı televizyon ve radyo yayınlarında olduğu gibi birtakım düzenlemelere tabi olması hem tüketicilerin korunması hem de haksız rekabetin önlemesi açısından oldukça önemlidir.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-7dce63a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7dce63a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Bu kapsamda 7392 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 1 Nisan 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kanunla önemli düzenlemelerde değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerden biri de Reklam Kurulu yaptırımlarına ilişkin.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-96848bc elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="96848bc" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Yürürlükteki 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca mevzuata aykırı ticari reklamlara ilişkin olarak Reklam Kurulu’nun uygulayabileceği idari yaptırımlar; mevzuata aykırı reklamda düzeltme veya anılan reklamı durdurma ve/veya idari para cezası ve gerekli görülen hallerde 3 aya kadar tedbiren durdurma cezası şeklindeydi. Yapılan değişiklikle birlikte Reklam Kurulu’nun bu yaptırımlarıyla birlikte erişim engelleme kararı verebileceği de açıkça belirtilmiştir.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-bd445e1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="bd445e1" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>İlgili madde hükmü aynen;</strong></p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-59a65a7b elementor-widget elementor-widget-html" data-id="59a65a7b" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="html.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<blockquote>
    “Bu cezalarla birlikte aykırılığın internet ortamı üzerinden gerçekleştirilmesi hâlinde, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) erişimin engellenmesine Reklam Kurulu tarafından karar verilebilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.’’
</blockquote>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-2d592ca2 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2d592ca2" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>şeklinde düzenlenmiş olup, sadece mevzuata aykırı kısma ilişkin erişim engelleme kararı verebilmesini değil, teknik olarak yalnızca mevzuata aykırı kısma yönelik erişim engellemesi sağlanamadığı durumlarda tüm internet sitesine yönelik erişim engellemesi kararı da verilebilmesi mümkün kılınmıştır.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-de3f29c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="de3f29c" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>İnternetin hayatımızdaki yeri dikkate alındığında erişim engelleme yetkisi oldukça önemli bir sınırlamadır. Hak ihlallerine sebebiyet vermeden özenle uygulanması gerekmektedir. 1 Ekim 2022 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek ilgili düzenleme ile bu denli önemli yetkinin Reklam Kurulu yaptırımlarına eklenmesi, son dönemlerde internet yayınlarına ilişkin sıkı bir denetim içerisinde olan Reklam Kurulunun verdiği kararlarının da etkinliğinin artması bakımından önemli olduğu kanaatindeyiz.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://ulkersimsek.av.tr/reklam-kurulu-yaptirimlarina-bir-yenisi-daha-eklendi-1-ekim-2022-tarihi-itibariyle-reklam-kurulu-da-erisim-engelleme-karari-verebilecek/">Reklam Kurulu yaptırımlarına bir yenisi daha eklendi. 1 Ekim 2022 tarihi itibariyle Reklam Kurulu da &#8220;Erişim Engelleme Kararı&#8221; verebilecek.</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulkersimsek.av.tr">Ülker Şimşek Law Office</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
